Sat07262014

Son Güncelleme12:52:47 PM GMT

İnatçı bir cilt sorunu seboreik dermatit

 

Seboreik dermatit tedavi edilebilir bir deri hastalığıdır. Seboreik dermatit bulaşıcı değildir, kötü tabiatlı değildir ve diyetle ilgisi yoktur. Aşırı yağlanma ve yağ bezi sayısının en çok bulunduğu alanlardaki iltihaplanmaya seboreik dermatit denir. Genellikle derinin seboreik alanlarında yerleşen, fakat kesin nedeni belli olmayan enflamatuar ve kaşıntılı bir hastalıktır. Toplumdaki sıklığı %1-3 gibidir. Bu durum en çok baş derisinde, burun kenarlarında, kaşlarda, göz kapaklarında, kulak arkasında ve göğüs ortasında görülür. Bu alanlara göbek (göbek deliği), koltuk altı, göğüsler ve kasık da eklenebilir. Bu durumdan etkilenen alanlarda kızarıklık ile sarımtırak bir kepeklenme ve yağlanma görülür. Genellikle hafif bir kaşınma yapar. Baş derisinde kızarıklık olmaksızın gelişen sert kepeklenme ile karakterize edilir. Deride iltihaplanma yoktur. Aşırı yağlanmada ise deride fazla yağlılık görülür. Özellikle baş derisi ve yüz kısmında olur. Kırmızılık ya da deride kepeklenme yoktur. Aşırı yağlanmanın bir sonraki boyutu ise seboreik dermatittir. Seboreik dermatitte hem kızarıklık, hem yağlanma hem de kepeklenme görülür. Yüz yerleşiminde eritemli zeminde, daha ince skuamlar vardır. Kaş içleri, burun, yanaklar en sık tutulan alanlardır. Sakal ve bıyık altında da sık olup, kıllar kesilince geriler. Blefarit sık görülür, göz kapak kenarları kırmızı kepeklidir. Kulak arkaları ve içlerinde eritem ve tipik skuamlar vardır, bazen sulkusta fissürler olabilir. Gövdede özellikle erkeklerde göğüs ortasında, daha az olarak da sırt ortasında net sınırlı eritemli, yağlı skuamlı net sınırlı plaklar halindedir. Seyrek olarak koltukaltı ve kasık yerleşimi olur, skuamsız oldukları için yanıltıcıdır. Çok ender durumlarda generalize formlar veya eritrodermi görünümü ortaya çıkabilir.

SEBOREİK DERMATİT          KİMLERDE OLUR?

Genellikle ergenlikten sonra ortaya çıkmakla beraber bu durum her yaşta görülebilir, uzun yıllar artma ve azalma dönemleriyle sürer. Özellikle üç farklı yaş grubunda; bebeklikte, orta yaşlarda ve yaşlılarda görülür. Bebeklerde, 8-12 ay arasındakilere herhangi bir tedavi yapılmadan iyileşir. Bunun sebebi doğumdan önce anneden çocuğa geçen hormonların yavaş yavaş kaybolması olabilir. Bazı bebeklerde seboreik dermatit sadece bez kullanılan yerlerde gelişir; fakat bu durum farklı bez kullanımlarıyla giderilebilir. Diğer yaş gruplarında seboreik dermatit görüldüğünde, tedavi edilsin veya edilmesin tekrarlar ve kaybolur. Soğuk havalarda alevlenmeler olabilir. Saçlı deri ve kıllı alanları çok seven hastalık, yüzde, göğüs ortası ve sırtta çok sık yerleşir. Görüntüsü bölgeye göre değişebilmekle birlikte tipik görüntü kırmızı turuncu eritemli zeminde yağlımsı, irice skuamlar şeklindedir. Seboreik dermatit daha çok yağlı ciltli ve yağlı saçlı insanlarda görülür. Akne ve sedef hastalığı olan kişilerde de görülebilir. Hastalığın oluşumunda maya benzeri bir organizmanın varlığı düşünülmektedir.

BU DURUMUN BAŞKA     HASTALIKLARLA               İLGİSİ VAR MI ?

Hastalıkların başka hastalıklarla bağlantısı olması şaşırtıcı değildir. Seboreik dermatit; sinir sistemi rahatsızlıkları, parkinson hastalığı ya da stresli tıbbi sorunlar yaşayan (kalp krizi gibi) insanlarda artabilir. Bu hastalık hastanede hemşire gözetiminde, bakım evlerinde uzun süreli kalanlarda ve bağışıklık sistemi zayıflayan insanlarda da artar. Son yıllarda özellikle kronik seyir gösteren dermatolojik hastalıklarda yaşam kalite değerlendirme çalışmaları hız kazanmıştır. Bu amaçla genel sağlık ölçekleri, dermatolojiye özel ölçekler gibi birçok geçerli yaşam kalite ölçeği kullanılmaktadır. Seboreik dermatit gibi yaşamı tehdit edici olmadıkları için sıkça önem verilmeyen kronik cilt rahatsızlıkları, aslında çok önemli psikososyal rahatsızlıklara neden olabilirler. Seboreik dermatit yaşam kalitesinde belirgin bozulmaya yol açmakta ve seboreik dermatit nedeniyle yaşam kalitesindeki bozulma ne kadar fazlaysa anksiyete ve depresyon düzeyi de o kadar çok olmaktadır. Hastalığın kronik doğası, tedavi süresinin uzunluğu, etkili bir tedavi yönteminin henüz bulunamaması genellikle hastalar için moral bozucudur. Bu hastalığın psikolojik belirtilerini tanımak ve bununla mücadele etmek, gerek hastaların yaşam kalitesini artırmak ve gerekse daha iyi tedavi yanıtı almak açısından önemlidir.

ÖNLENEBİLİR Mİ?

Bu hastalığı önleme ya da tamamen yok etmek mümkün olmayabilir. Zaman zaman nüksler ve alevlenmeler yineleyebilir. Ancak sürekli tedavi başarının öncelikli yoludur. Hastalığın etiyolojisinde predispoze zemin üzerinde en önemli etken Malassezia furfur’dur. Başlangıcı sebse bez aktivitesinin yoğun olduğu pubertede olmakla birlikte seboreyle net ilişkisi bilinmemektedir. Alkol alımı, yoğun emosyonel stres, atopi ve immün sistemin baskılandığı birçok durumda artar ve yayılır. Saçlı deride basit kepeklenme seboreik dermatitin en erken ve en basit belirtisidir. Bu durumun sonrasını perifoliküler eritem ve kızarıklık, kepeklenme artışı ve bu alanların birleşerek yayılması izler. Bazen üst üste kalın tabakalar yapabilir. Eskidikçe daha iri, yağlı skuamlarla tüm saçlı deriye de yayılabilir. Kronik olgularda enflamasyona bağlı saç dökülmesi görülebilir, fakat bu durum geri dönüşlü kabul edilen bir olaydır. Androjenik alopesiyi ne oranda etkilediği belli değildir. Ayırıcı tanıda psöriazis, egzama türleri, yüzeyel mantar hastalıkları, pitriyazis rozea gibi hastalıklarla karışması olasıdır. Çoğu hastalıklar için gerekli olan kan, idrar ve alerji testlerine gerek yoktur. Çok az rastlanan kronik seboreik dermatit hastalığı için bazı deri biyopsi testleri yapılabilir.

BU DURUM NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Tedavide Malassezia furfur’a etkili olan tüm antimikotikler yararlı olabilir, fakat "ketokonazol" spesifik ilaçtır. Lokal kullanımda çok iyi olduğu gibi sistemik de yararlanılabilir, fakat yan etkileri çok fazladır. Diğer imidazoller, sikloproksolamin, terbinafin, selenyum sülfit, çinko pirition, diğer etkili ilaçlardır. İritasyon yapabileceği için alkolik solüsyonlardan kaçınılmalıdır. Sistemik ıtrakonazol de iyi etkilidir. Ayrıca yerel kükürt ve katran da etkili olup, son zamanlarda benzoyl peroksit ve lityum suksinatin da etkili olduğu bildirilmiştir. Yalnızca çok akut ve şiddetli olgularda kısa süreli lokal steroidler kullanılabilir. Dermatologlar tarafından reçete edilen ve tedaviye yardımcı olan majistral preparatların formülü aşağıdadır.

Asid salisilik              16 g

Huile de ricine                      20g

Huile de olive                        80 g    Seborede banyodan 30 dk önce saça uygulanır.

Asid salisilik              5g

Huile de cade

(ardıç katranı)                      5g

Huile de olive                        90g

Saçtaki kabuklanma ve seboreik dermatitte banyodan 30 dk önce uygulanır.

BİZİMECZACI


Eczacı


Frekans


SİGORTACI


LOG