Ecz.Vecihi Özerdemli
Avrupa Eczacı Kooperatifleri Topluluğu (SECOF) Yönetim Kurulu Bşk.
Değerli Meslektaşlarım,
Hepimiz şunu çok iyi biliyoruz ki, eczane eczacılığının bugünkü gibi devam etmesi artık imkânsız görünmektedir. Eczacı aynı zamanda bir tüccar, aynı zamanda bir sağlık profesyoneli olamamaktadır. Devletler de anlaşılan sadece kutuyu hastaya veren bir meslek olarak gördüğü eczacılığa fazla para vermek istememektedir.
2000 yılında Şanghay’da yapılan depocular birliği toplantısında gördüğümüz tablo hayata geçiyor görünmektedir. Üreticiden tüketiciye direkt giden bir yolu tariflemişlerdi orada. Nedeni, devletlerin ilacı daha ucuza mal etme istekleriydi. Demek ki, mesleği kutudan hastaya yönlendirecek yeni bir tanımlamaya ve iş yapma biçimine ihtiyacımız olduğu açık… Yine de bu meslek son 40 yılda bu gerçekle karşı karşıya olmasına rağmen değişmediyse değişme kapasitesine sahip mi? Eğer cevap evet ise, takip eden soru yeterince hızla değişebilecek mi?
Bu devirde farmasötik sektöründe büyük değişimler ve yıkımlar meydana gelmektedir. Bu anlamda dünyanın en global ülkesi Amerika’da son 30 yılda buna bağlı olarak gelişen klinik eczacılığın doğuşuna şahit olmaktayız. Bu anlamda geçtiğimiz aylarda Bordeaux’da yapılan panelde klinik eczacılığın eczanelerimizde ne şekilde uygulanabileceği konusu tartışıldı… Yine değişim sürecini tartışmak amaçlı 30 Ocak’ta Paris’te “Eczaneler 2012...Yeni İş ve Yeni Ekonomik Model'' adında bir toplantı yapılacak… Demek ki, işimizi bugünkü gibi yapma olanağımız yoktur. Artık meslektaşlarımız bugünkü dünyanın gerçekleri içinde bir çıkış aramaktadırlar.
Geleneksel rollerin kaybolduğu gerçeği içinde yeni eczacı yeni eczane tariflemesini tüm üniversitelerimiz ve tüm örgütlerimiz ile ortaya koyma zamanı gelmiştir. Eczacılığın, toplum tedavi sürecindeki görevi bitmemiştir. Hatta ilacın, özellikle gen teknolojisi içinde ve tedavi sürecinde daha da önemli hale gelmektedir. Eczacılık, gelecek yüzyılda en önemli meslek olma yolundadır. Sonuç olarak, eczacıların tarihsel sorumlulukları bugünkü eczaneleri yansıtmıyor. Majistral ilacın ortadan kalkmaya başlaması ile eczanelerimizde teknisyenlerin daha çok rol aldığı kutu satış süreci hızlanmış eczacı, mesleğe yabancılaşma sürecine girmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu fiyatları eczacıyı eczanelerinde her gün oransız bir biçimde reçete yapmaya zorlamaktadır. Bu artan hacim eczacıların hasta ile iletişimini koparmakta ve de gittikçe daha az reçete yapan eczanelerin erimesine sebep olmaktadır. Mesleğimizin yaratacağı maddi değer şekli kutunun sağladığı avantajlar olamaz, olmamalıdır. Eğer bugünkü gibi serbest sermayeli eczaneler ayakta kalamaz ise hasta ile iletişimin kopması riski artacaktır.
O halde sadece klinik rolleri ile eczacılar uzun erimli ayakta kalabilirler… Aksi halde bugünkü gibi ilacı raftan alıp hastaya vermek için 5 yıllık bir eğitime gereksinim olmayacaktır.
Teknoloji ve bilgiyi toplum adına kullanıp mesleğimizin tarihsel sürecini devam ettirmek mecburiyetindeyiz. Zira buna toplum sağlığı açısından gereksinme vardır.
Not: Bu yazıda Rhode Island Üniversitesi’nce yapılan ''Eczanelerin Geleceği'' adlı bir çalışmadan da yararlanılmıştır…
Konuk Yazar



