Daha uzun ve daha sağlıklı yaşama isteği insanları her geçen gün yeni arayışlara yönlendiriyor. Günümüz insanı daha uzun yaşamak yanında yaşadığı bu süreyi daha yüksek yaşam kalitesiyle sürdürmek, yaşlanma etkilerini yavaşlatmak ve genç görünmek de istiyor. Dolayısıyla günümüz sağlık hedefleri arasında yaşam süresinin uzunluğu kadar, yaşam kalitesinin artırılmasını sağlamak da önemli bir yer alıyor.
Anti-Aging: Daha uzun ve kaliteli yaşama beklentisiyle paralel olarak önem kazanan anti-aging kavramı daha genç kalmak, uzun, sağlıklı ve yaşlanma etkilerinden uzak yaşamak için alınan temel önlemlerin bütünüdür. Yaşlanmaya bağlı değişikliklerin görünür olduğu ilk ve en temel organımız cildimizdir. İnsanların yaşam süresinin uzaması, görünümüne verdiği önemin artması ile cildin görüntüsündeki bozulmalar günümüzde kişinin psikolojisini, sosyal ilişkilerini hatta işini ve sağlığını etkileyen bir faktör haline gelmiştir. Özellikle çevresel faktörlere bağlı yaşlanma belirtileri önce yüzde başlar. Cildimizde daha önce oluşmuş hasarları geri döndürmek, eskisi kadar mükemmel bir cilde kavuşmak ise oldukça zordur. Bu yüzden daha önce oluşmuş hasarlar kadar, yeni oluşabilecek hasarların önlenmesi büyük önem taşır. Bu noktada koruyucu besin desteklerinin önemi, insan sağlığını yakından ilgilendiren estetik ve güzelliğe dair uygulamalarda bir kez daha ortaya çıkmaktadır.
Vitamin-mineraller: Beslenme biçiminde yapılacak uygun değişimler ve düzenlemeler yaşlanmaya bağlı etkileri büyük ölçüde geciktirebilir. İdeal olan yeterli ve dengeli bir beslenme ile vücudun gereksinimi olan besin maddelerini (vitamin ve mineralleri) uygun miktarlarda almaktır. Anti-aging uygulamalarda öncelik, vücudun temel fizyolojik fonksiyonları için vazgeçilmez olan vitamin ve mineralleri tam olarak almaktır. Multivitamin destekleri vücudun fonksiyonları için gereksinim duyduğu bütün vitamin–mineralleri bir arada alabilme olanağı sağladığı için anti-aging uygulamalarda da temeli oluşturur.
Coenzyme Q-10: Co Q-10, vücudun doğal antioksidanıdır. 35-40 yaş sonrası insan vücudu CoQ10 sentez yeteneğini kaybetmeye başlar. Aynı zamanda düzenli kullanılan bazı ilaçlar da vücuttaki CoQ-10 seviyelerini düşürür. Üretimdeki ve hücre bazındaki bu azalma sonucu enerji üretimi ve antioksidan aktivite azalır. Yenilenemeyen, tamir kapasitesi bozulan hücre ölür ve yaşlanma oluşur. Bu durumdan en çok cildin elastikiyetini sağlayan kolajen zarar görür. Takviye olarak alınan CoQ-10’un cilde rahatlıkla ulaşabildiği, yaşlanmayı geciktirebilme ve yaşlanma sorunlarını hafifletebilmede etkili olduğu bilinir. Ayrıca CoQ10, UVA ışınlarına bağlı oksidatif strese karşı koruma sağlar ve kırışıklık derinliğinin azalmasına yardımcı olur.
Alpha Lipoic Acid: Kan şekerinin proteinlere zarar vermesi yani glikasyon; yaşlanmanın temel nedenlerinden birisidir. Bu olaydan en çok cilt dokuları etkilenir. Güçlü antioksidan molekül olan ALA serbest radikal hasarına karşı koruma sağlamaya ve glikasyonu önlemeye yardımcıdır. Takviye olarak kullanılması ciltteki yaşlanma belirtilerini ertelemede oldukça etkilidir.
Grape Seed Extract: Grape Seed Extract (üzüm çekirdeği ekstresi) son yıllarda çok ilgi çeken ve yaygın kullanıma sahip olan doğal bileşiklerden biridir. Üzüm çekirdeği ekstresinde oligomerik proantosiyanidin (OPC) adlı güçlü antioksidan etkilere sahip bileşikler bulunmaktadır. OPC’ler bağ dokusunu koruyup, cildin bütünlüğünü ve esnekliğinin devamlılığını sağlayan kolajeni güçlendirirler. Cilt dokusuna hasar veren ve kırışıklık olarak ortaya çıkan aşırı kolajen çapraz bağlanmasına karşı korunma sağlarlar.
Hyaluronic Acid: Hyaluronic acid aslında vücudumuzda doğal olarak bulunan ve cildimize esneklik ve tazelik veren bir maddedir. Yaşlanma sürecinde vücudumuzdaki Hyaluronic acid seviyeleri azalır. Seviyelerdeki bu azalma cildin nem dengesinin bozulmasına ve ciltte kırışıklıklara neden olur. Hyaluronic acid destekleri cilt esnekliğinin neminin korunmasına yardımcı olur.
DUYGU BAKIN



04.12.2011
Çetin Öztürk 












