Johns Hopkins Üniversitesi bilim adamları 20 yıl süren çalışmaların sonunda brokolinin içinde keşfettikleri sulforaphane glucosinolate maddesini içeren bitkisel ekstrakta “SGS” adıyla lisans ve patent aldılar. Tıp dünyasında büyük ilgi gören sulforaphane (sulforafan) maddesi üzerine bilim adamlarının son yıllarda 600’ün üzerinde deney yaptığı açıklandı.
Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde insan vücudunun direncini arttıran ve koruyucu enzimleri uyaran, kimyasallardan zengin kaynakları bulmak için bir grup bilim adamı tarafından 1992 yılında çok geniş bir çalışma başlatıldı. Bu çalışmada bilinen birçok sebze incelemeye alınarak deneyler yapıldı. Aynı yıl Dr. Paul Talalay ve ekibi brokolinin sağladığı sağlık faydalarının birçoğunun kaynağı olarak sulforafan molekülünü tanımladı.1 İlk araştırmaların ardından bazı brokoli çeşitlerinin içeriğindeki sulforafan molekülünün yararlı özellikleri keşfedildi.2,3
Sulforafan molekülünün miktarının brokoli türleri arasında farklılık gösterdiğini de tespit eden Johns Hopkins Üniversitesi bilim adamları çalışmalarını sabit bir kaynak bulmak üzere yoğunlaştırdı. Bu amaçla laboratuvar ortamında 22 farklı tür brokoli geleneksel tarım yöntemleriyle birleştirildi ve sulforafan bakımından oldukça zengin yeni bir brokoli türü ortaya çıkarıldı. Söz konusu brokoli türünde koruyucu bileşen konsantrasyonunun 10 kata kadar artabileceği de saptandı. 1997 yılında, çalışmaların beşinci yılında, geliştirilen yeni brokoli türünün tohumdan yeni çıkmış 3-4 günlük filizlerinin ise erişkin sebzeye göre sulforafan açısından 10-100 kat daha konsantre olduğu keşfedildi.4
Son yıllarda bilim dünyasında sulforafan konusundaki büyük ilgi ile birlikte 600’ün üzerinde bilimsel çalışmada sulforafanın farklı özellikleri değerlendirildi.5
Günümüze kadar sulforafanın vücudun doğal savunma sistemleri üzerine etkisini anlamaya yönelik yapılan bilimsel araştırmalarda ise;
• Kanserojen maddelerin zararlı etkilerini ortadan kaldıran ve vücuttan atılımlarını kolaylaştıran enzimleri harekete geçirebileceği,3,6
• Farklı kanser tiplerinde hücrelerin çoğalma döngüsünü durdurabileceği,2,7,8
• Kanserde patolojik bir süreç olan anjiyojenezi (yeni damarların oluşması) durdurabileceği,9
• Kanser oluşumunda rol oynayan HDAC enziminin etkinliğini azaltabileceği,2
• Uzun etkili bir antioksidan olduğu1 görüldü.
Ayrıca sulforafanın hücresel savunmayı etkinleştirdiği, hücre döngüsünü yöneten genleri düzenlediği saptandı. Araştırmalarda sulforafanın en önemli özelliğinin hücresel kanserojen savunma sistemlerini etkinleştirmesi olduğu farklı dokularda hücresel savunma sistemlerini çok etkili şekilde uyarabildiği de anlaşıldı.10
Sulforafan zararlı hücrelerin çoğalmasına karşı çoğalmayı durdurucu ve inflamasyona (iltihabi reaksiyona) karşı anti-inflamatuar özelliklere de sahip.9,11 Sulforafan önemli sağlık faydaları sağlıyor ve kardiyovasküler sistemde oksidatif stresi ve hipertansiyonu azaltıyor.12
Vücudun SGS (sulforafan) ihtiyacını güvenli ve yeterli bir şekilde karşılamak için Johns Hopkins Üniversitesi bilim adamları tarafından geliştirilen patentli SGS’yi içeren doğal çay, eczanelerde reçetesiz olarak temin edilebiliyor. İçeriğinde belirli miktarda sulforafan bulunan doğal çay, vücudun doğal savunma sistemlerini desteklemek için özel olarak geliştirildi. Türkiye’de SGS içeren ilk ve tek ürün olarak sadece eczanelerde satılan bu çay, bilinen güvenilir bir marka tarafından üretildiğinden günlük sulforafan ihtiyacını güvenilir olarak sağlamak mümkün.






