18 Mayıs 2012 Cuma

Son Güncelleme04:53:03 AM GMT

BURADASINIZ KÖŞE YAZILARI ADİLE ÖZDAĞ AKTARLAR VE MEVZUAT

AKTARLAR VE MEVZUAT

e-Posta Yazdır PDF
(0 oy, ortalama 0 de 5)

AKTARLAR VE MEVZUAT

 

Birçoğumuzun bildiği, yazılı ve görsel medyadan takip ettiği üzere, son dönemde, bitkisel destekler ve gıda takviyeleri ile ilgili heyecan verici bir döneme giriyoruz.

Eczanelerimizde yer verdiğimiz, hastaya tavsiye ettiğimiz, tedaviyi tamamlayıcı olarak kullandığımız desteklerin eczane dışı satışı ile ilgili çok ciddi kararlar alınmaktadır. Bu ürünlerin eczane dışındaki satışının sınırlandırılması oldukça önemli bir dönemeç…

Endikasyon belirten tüm ürünlerin satış alanı eczanelerdir ve öyle kalmalıdır. Farmakoloji, fitoterapi, farmakognozi eğitimi alan tek meslek grubu eczacılardır. Bitkisel drog, takviye, destek eczacının işidir. 

Eczacılarımız da bu yanlarını güçlü tutmalı, bitkisel destekler ve gıda takviyeleri konusuna oldukça yoğun bir şekilde eğilmeliler. Güncel gelişmeleri ve trendleri takip etmeli, klinik çalışmaları, yeni araştırmaları yakından izlemeli. Bu konuda dünya lideri sayılacak, Fransa, Almanya gibi ülkelerdeki yenilikleri ve uygulamaları incelemeli, kendi çevresinde uygulayabildiği şekilde kendi alanında özümsemelidir. İlaç tedavilerine destek olarak yeni yaklaşımlar ancak, medikal kalitesi ve etkinlik testleri kanıtlanmış ürünlerle olacaktır.

Geleneksel kullanımların ötesinde  “iddialı kullanım önerileri”  can yakıcı ve can sıkıcı olabiliyor. Bilmediğimiz, bilemediğimiz birçok yan etki ve etkileşim görülebiliyor bu tavsiyelerin sonucunda…

Aktarlarımız elbette ki bu toplumun vazgeçilmezlerindendir. Geleneksel tatlar ve mistik lezzetlere her zaman ihtiyaç duyacağız ancak, tedavi iddiası olan her ürünün yeri ve tavsiye noktası; eczanedir.

Televizyon, internet ya da yazılı basında “damar açıcı, performans artırıcı, hızlı zayıflatıcı… vs.” gibi ürünlerin satışlarının yapıldığını izliyoruz. Kontrol dışı gerçekleştirilen bu satış şekli, istenmeyen sonuçlar doğurabiliyor. İnsan hayatının paha biçilemez olduğu gerçeği, birkaç satış tekniğiyle yerle bir oluyor. “Ağrı kesici, nefes açıcı, boy uzatıcı…” gibi belki de tıbbi literatürde yeri olmayan ürünlerle insanlar kandırılıyor ve zarar görüyorlar.

Her türlü kirlilikten arındırılmış olsa bile, klinik testleri yapılmamış, etkinlik onayları verilmemiş ve belki de en önemlisi standardize edilmemiş ürünler, halk sağlığı ile oynamaktır. Eczacıların bu alanı boş bırakmaması, boşluğu doldurması, halkın ihtiyacına cevap verebilecek şekilde donanımlanmansı gerekir.

Bu konuda kendini geliştirmek, fitoterapi, bitkisel destekler, gıda takviyeleri ile ilgili en güncel yaklaşımları, en doğru bilgiyi edinmek için, Geleceğin Eczacılarını buluşturan “Geleceğin E Hali”ne geleceğin eczacısı olmaya aday eczacıları bekliyoruz. Geleceğe yön vermek ve farkındalık yaratmak için…23-24-25 Mart süresince Mor Salon’da “Beslenmenin E Hali” konu başlığında, “Sağlıklı beslenme, geleneksel yaşam destekleri” konusunu konuşup tartışacağız.

Herkesi bekliyoruz… İnanıyoruz ki kendini geliştirebilen, çevresini ve dünyayı geliştirebilir.

Tüm meslektaşlarımızı buluşmamıza bekliyoruz.

Yorum ekle