18 Mayıs 2012 Cuma

Son Güncelleme04:53:03 AM GMT

BURADASINIZ HABERLER SGK

SGK

BİR DOKTOR YILDA NE KADAR REÇETE YAZIYOR

e-Posta Yazdır PDF

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 16 milyar liraya yükselen ilaç faturası Sağlık Bakanlığı’nı harekete geçirdi

İlaç faturalarını tek tek inceleyen müfettişlerin raporları üzerine yapılan suistimaller için soruşturma başlatılacak.
Sağlık harcamalarının önemli bir bölümünü oluşturan ilaç giderleri, Sosyal Güvenlik Kurumu'nu (SGK) harekete geçirdi. Firmalara ayrılan global bütçenin aşılarak 16 milyar liraya yükselmesi üzerine, en fazla yazılan ilaçlar takibe alındı.
 
İNSÜLİNE 250 MİLYON LİRA
 
Türkiye'de devletin ödediği en pahalı ilaçlar listesindeki ilk 100 ilaç sağlık harcamalarının yaklaşık üçte birini oluşturuyor. Hastaların kullandığı ve eczanelerdeki 6 bin 500 ilacın içinde zirveyi KOAH ve astım ilaçları oluşturuyor.
İlk üç sıradaki bu ilaçlar için devlet yıllık 460 milyon lira ödüyor. Arkasından gelen en pahalı ilaçlar sıralamasında kanser hastalarının kullandığı onkoloji ilaçları başı çekiyor.
3 milyona yakın diyabet hastasının kullandığı insülinler için de devletin kasasından 250 milyon lira çıkıyor.
Doktorların reçete ettiğimide ilaçlarına da SGK yüklü miktarda para ödüyor. Listenin ortalarında yer alan ağrı kesiciler ve antibiyotikler ise kutu bazında ucuz olmalarına rağmençok fazla reçetelendirildiği için ilaç harcamalarında önemli yekûn tutuyor.
SGK kayıtlarına göre bir doktorun yılda 65 bin reçete yazdığı anlaşıldı. SGKyetkilileri bir doktorun yılda ortalama en fazla 20 bin reçete yazabileceğine dikkat çekti.
SGK'nın hastalar için karşıladığı ilaçlar arasında 100 ilaca 4 milyar 400 milyon lira ödeniyor. Söz konusu listedeki ilk 25 ilacaödenen rakam 2 milyar lirayı buluyor.
Pahalı ilaç listesindeki bu tablo SGK'yı tedbir almaya zorladı. Hastane doktor eczane zincirini elektronik olarak takip edenmüfettişler, yüksekmaliyetli ilaçların gereksiz yere yazılıp yazılmadığını kontrol ediyor.
Verilen ilaçlarınyüzde100 mecburiyet taşımaması halinde hastalarda büyük hasarlara neden olduğuna dair sağlıkçı raporlarıyla kontrol yapan müfettişler, suistimalleri ortaya çıkaracak.
 
İlaç gereksiz
 
Kolesterol hastalığı için kullanılan statinlerin gereksiz yere vatandaşlara kullandırtıldığı iddiasıyla kamuoyunun gündemine gelen Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, astım ve KOAH ilaçlarıyla ilgili de çarpıcı bilgiler verdi.
Küçükusta, "Bu ilaçların birçoğu gereksiz yere yazılıyor" dedi. Küçükusta, KOAH denilen hastalığın sigara içmekten kaynaklandığını ve bu hastalığın iyileşmesini sağlayan herhangi bir ilacın bulunmadığını belirtti.
Küçükusta, "İlaçlar sadece hastanın şikayeti varsa gidermede etkililer. KOAH 1-2-3-4. evreden oluşuyor. 1-2’inci evrede de bütün KOAH'lılara ömür boyu ilaç kullanması için reçete yazılıyor. Halbuki şikayetleri olduğu dönemde bir hafta kullanmaları yeterli" dedi.
 
HASAN BOZKURT ,  BUGÜN GAZETESİ 
Son Güncelleme: Çarşamba, 04 Nisan 2012 02:29

SGK'DAN DOKTOR, ECZANE VE HASTANELERE YAKIN TAKİP!

e-Posta Yazdır PDF
(1 oy, ortalama 5.00 de 5)

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), yüz nakli ameliyatı ve sonrasında sunulan 15 günlük hizmetler için paket fiyat belirledi. SGK, bundan sonra bu tip ameliyatlarla karşılacak hastalar için devlet ve özel hastanelere 42 bin TL; üniversite hastanelerine ise 46 bin 200 TL ödeme yapacak. SGK ayrıca önümüzdeki dönemde doktorlar, hastaneler ve eczaneleri yakın takibe alma kararı da aldı.

 

SGK Başkanının konuşmasından önemli noktalar:

 

          Hepinizin bildiği gibi SGK olarak sağlık alanında 2008 yılından itibaren peş peşe önemli açılımlar gerçekleştirdik. Türkiye’de genel sağlık sigortası sistemine geçilmesiyle vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine ulaşımını önemli ölçüde kolaylaştırdık. Söz konusu açılımlar içinde öne çıkan temel düzenleme Ülkemizde yaşayan bütün vatandaşlarımız ve 18 yaşına kadar bütün çocuklar sınırsız sosyal güvence altına alınmıştır. Ayrıca devlet memurları 2010 yılı Ocak ayında,  yeşil kartlı ve herhangi bir sosyal güvencesi olmayan vatandaşlarımız ise 01.01.2012 tarihinden itibaren genel sağlık sigortası kapsamına alınmıştır. Böylece ülke nüfusun tamamının genel sağlık sigortası şemsiyesi altında toplanması sağlanmıştır.

 

Değerli Arkadaşlar,

Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine ulaşımının önündeki engellerin kaldırılması hekime müracaat sayılarını ve sağlık hizmetlerine olan memnuniyeti de önemli oranda artırmıştır. Bu durum dolayısıyla sağlık harcamalarını da etkilemiştir.

Örneğin kamu sağlık harcamasının, 2002 yılında yaklaşık 10 Milyar TL iken 2011 yılsonu itibariyle yaklaşık 45 Milyar TL’ye ulaştığını görmekteyiz.  2002 yılında kamu toplam sağlık harcaması yaklaşık 10 Milyar TL olarak gerçekleşmişken bu tutarın 5.2 Milyar TL’si ilaç, 4.2 Milyar TL’si tedavi harcamalarına aktarılmıştır.

Sağlık tesislerine müracaat rakamlarını incelediğimizde2002’de 2 olan kişi başına hekime müracaat sayısı, 2010 yılında 7,3’e yükselmiştir. Bu rakam 2011 yılında 8 olarak gerçekleşmiştir. 

2011 yılında bir önceki yıla göre; hastaneye müracaat sayılarında %13,3, fatura tutarında ise  %18,3 artış yaşanmıştır.

 Rakamlar itibarıyla 2011 yılına göz attığımızda; kamu sağlık harcamaları 2002 yılına göre nominal %354, reel ise %91 artışla 45,1 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Tedavi harcamaları ise 2011 yılında 2002 yılına göre nominal %507, reel olarak ise %155 artış kaydederek 25.5 Milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Özel hastanelere yapılan ödemeler ise 2002 yılından bu yana nominal olarak %1066, reel olarak ise %390 artış göstererek 564 Milyon TL’den 6.2 Milyar TL’ye yükselmiştir.

Sağlık harcamalarında artış, gelişmişlik göstergesidir ancak sağlıkta geri ödeme sisteminin en önemli şartı sürdürülebilir olmasıdır. Nüfusumuz yaşlanıyor, gelişmişliğe bağlı maliyeti yüksek kronik hastalık görülme oranları artıyor olması, teknolojik gelişmeler sayesinde önceden tedavisi mümkün olmayan hastalıkların tedavi edilebilir hale gelmesi ve sağlık maliyetlerinin yükselmesi sonucu yıllar itibariyle sağlık harcamalarının giderek artış göstereceği göz önüne alındığında sağlık harcamalarının sürdürülebilirliğini sağlamaya yönelik olarak yeni düzenlemelerin yapılması önem arz etmektedir.

Gereksiz (irrasyonel) sağlık harcama talebini ve gereksiz ilaç kullanımını, herhangi bir sağlık hizmetini kısıtlamadan, kontrol altına almak ve suistimalleri engellemek; sürdürülebilir sağlık harcaması için kaçınılmaz görünmektedir.

Akılcı ilaç kullanımı, tedavi maliyetlerinin belirlenmesi, güncel tanı ve tedavi rehberlerinin oluşturulması, güncel ilaç kullanım rehberlerinin oluşturulması ve bu rehberlerin hekimler tarafından kullanılmasının zorunlu hale getirilmesi, vatandaşlarımızın sağlık harcamaları hakkında bilinçlendirilmesi ve bu konuda farkındalık oluşturulması, gibi düzenlemeler 2012 yılı ve sonrasında gündemimizin her zaman başında yer almalıdır.

Ayrıca bu düzenlemeler arasında bu eğitim programının konularını da oluşturan risk odaklı denetleme gibi yeni etkin denetim esasları, SUT, yeni sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi, E- reçete ve avuç içi damar izi uygulamaları yer almaktadır. Sizlerle bu düzenlemeler hakkında kısaca bilgi vermek istiyorum.

Sağlık alanında yaşanan dönüşümler ve yenilikler çerçevesinde sağlık bakanlığı hastaneleri, üniversite hastaneleri ve bunun yanında özel sağlık hizmeti sunucularının önemi ve yeri Kamuoyumuzca bilinmektedir. Ancak sağlığa ayrılan bütçenin de belirli sınırlar içerisinde tutulması gerekmektedir. Sağlığa ayrılan bütçede her zaman cömert davranılmaya çalışılmıştır. Bu bütçeden de özel sağlık hizmeti sunucularımıza ciddi bir pay ayrılmıştır. Nitekim 2011 yılı için sadece Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Özel Sağlık Hizmeti Sunucularına 5 milyar 609 milyon TL gibi bir pay ayrılmış iken 883 milyon TL bütçe aşımı ile toplam 6 milyar 493 milyon TL seviyesine çıkmıştır.

Özel Sağlık Hizmeti Sunucuları her zaman önemli bir paydaş olarak kabul edilmiş ve bu doğrultuda çalışmalar yürütülmüştür. Bunun yanında bütün hizmetlerimizde olduğu gibi sağlık hizmetlerinin sunumunda da vatandaşmemnuniyetini vazgeçilmez unsur olarak kabul edilmiştir. Bu düşünce ile devam eden değişim ve dönüşüme paralel olarak yeni bir sözleşme hazırlanmıştır.

Özel Sağlık Hizmeti Sunucuları ile ilk sözleşme 2007 yılında yapılmıştır. Bahse konu sözleşmede revizyonlar yapılarak yaklaşık 4 yıl uygulanmıştır.

Eski sözleşme; mevzuatta meydana gelen değişiklikler, uygulanmaları sırasında ortaya çıkan ihtiyaçlar nedeniyle çeşitli yeni düzenlemeler yapılarak yürütülmeye devam edilmiş; bu sırada söz konusu sözleşmelerin oluşan tecrübeler ile değişen şartlara tam cevap veremediği görülmüştür. Bu nedenle, sözleşmenin tüm hükümlerinin yeni bir anlayışla gözden geçirilerek, tamamının değiştirilmesi gerekliliği değerlendirilmiştir.

Yeni sözleşme;vatandaşlarımıza sağlık hizmetlerinin belli standartlarda sunulması, sade ve anlaşılır olması, fiillerle cezalar arasında hakkaniyetin tesis edilmesi, bürokrasinin azaltılması ve sağlık hizmetinin sunumunda sürekliliğin sağlanması gibi ilkelerle; uzun süre değişmeden kullanılabilecek ve uygulamada tekdüzeliği sağlayacak bir anlayışla, yaklaşık olarak 40 kişilik bir teknik ekip oluşturularak,  ilgili tüm kesimlerin tavsiye ve değerlendirmeleri de dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Yeni sözleşme ile getirilen yenilikler şöyle sıralanabilir;

1. Özel sağlık hizmeti sunucularına uygulanacak cezai şartlarda bir fatura döneminde alınabilecek toplam cezai tutarının, ilgili fatura döneminden önceki son 1 yıllık fatura ortalamasının %20’sini geçemeyeceğine dair düzenleme yapılmıştır.

2. Tüm hekimler üzerinden hizmet sunulması hususu gözden geçirilerek bu oran görevli hekimlerin %80’i üzerinden hizmet verilmesi olarak uygulanmasına karar verilmiştir.

3. Hastalardan alınan ilave ücret ile ilgili ayrıntılı belge verilmesi, tedavi tutarı 100 TL ve üzerinde olan hastalara belge verilmesi zorunlu hale getirilmiştir. Tedavi tutarı 100 TL ve altında olan hastalar ise hastanın talep etmesi halinde verilecektir.

4. Özel sağlık hizmeti sunucularının talepleri doğrultusunda,sözleşmede belirtilen bazı fiillerin hekim tarafından kasten işlendiğinin tespit edilmesi halinde, söz konusu hekimin 6 (altı) ay süreyle yapacağı işlemlere ilişkin hizmetlerin fatura edilemeyeceği hususu düzenlenmiştir.

5. Özel sağlık hizmeti sunucularının, bu sözleşmeye istinaden uygulanacak 1 (bir) yıl süreli fesih işlemleri ile 100.000 TL’ninüzerindeki cezai şartlarda oluşacak anlaşmazlıklarda; itiraz süreçlerinin tamamlanmasını müteakip tahkim sistemi getirilmiştir.  

6.Cezai şartlar ve fesih hükümleri yeniden düzenlenmiş, fiiller yeniden tanımlanmıştır. Fiillerin bir yıl içerisinde tekrar edilmesine bağlı hükümler kaldırılarak istisna haline getirilmiş, cezalarda adaleti sağlayıcı düzenlemeler yapılmıştır. Özel sağlık hizmeti sunucularının fiilleri ile ilgili savunmaya ilişkin hükümlere yer verilmiş, ceza ve fesheitiraz düzenlenmeleri yapılmıştır.

7. Önceki sözleşmede 49 (kırkdokuz) fiil tekrara bağlı olarak, 5 (beş) fiil ise doğrudan feshe götürmekteydi. Fesih süresi ise 5 (beş) yıla kadar çıkabilmekteydi. Yeni sözleşmede fesih uygulaması istisna haline getirilmiş ve mağduriyet yaşanmaması için her fiilde kasıt unsurunun aranması hususu ayrıca düzenlenmiştir. Sadece 8 (sekiz) fiil için fesih uygulaması getirilmiştir. Bu fiillerden 5 (beş) fiil tekrara bağlı, 3 (üç) fiilin ise doğrudan fesih ile sonuçlanması öngörülmüştür.

8. Bu sözleşmenin yürürlük tarihinden önceki işlemlere ait cezai şart veya feshe konu fiillerden, tebliğ ve itiraz aşamaları tamamlanmamış olanlar için özel sağlık hizmeti sunucularınca talep edilmesi halinde bu sözleşmenin hükümlerinin uygulanacağı hükmü düzenlenmiştir.

9.Bu sözleşmeyle Kurumca özel sağlık hizmeti sunucularından tahsil edilmesi gereken yersiz ödemeler ile cezai şart tutarlarının, talep tarihinden önceki son bir yıllık fatura ortalamasının %25’inden az olmamak üzere 12 aya kadar taksitlendirilmesi hususu düzenlenmiştir.

10. Sözleşme yapma tekniğine uygun olarak, “mücbir sebep” ve “kasıt” tanımı yapılmış ve mücbir sebeplerin varlığı ile kasıt olmaksızın sehven yapılan işlemlerden dolayı uygulanmakta olan ağır ve orantısız cezalara maruz kalınması sonucu ortaya çıkar yoğun yakınma ve uyuşmazlıkların önüne geçilmiştir.

Yeni sözleşme ile hastalar lehine getirilen düzenlemeler ise şöyledir;

1.             Kurumumuza en çok şikayet konusu olan ve yersiz olarak hastalardan alınan ilave ücrete ilişkin yeni sözleşmede caydırıcı bir cezai işlem hükmü düzenlenmiştir.

Yersiz ilave ücret alınmasına uygulanan cezalar düşürülmekle birlikte bir ayda en fazla 75.000 TL olarak uygulanan üst sınırın kaldırılarak yerine tüm cezai şartlara bir ayda en fazla faturasının %20 sınırı getirilmiştir.

Yersiz alınan ilave ücretin hastalara iade edilmesi halinde uygulanacak cezanın yarıya indirilmesi hususu da düzenlenmiştir.

 

2.             Hastaların sözleşmeli özel sağlık hizmeti sunucularınca, hekimler ile kendilerinden alınabilecek ücretler hakkında bilgilendirilmeleri amacıyla Kurumca hazırlanmakta olan web sayfası ve bunun kiosk uygulamasının 1.07.2012 tarihinde hastaların ulaşabileceği şekilde hastanelerde bulundurulması hükmü getirilmiştir. Böylece hastaların daha iyi bilgilendirilerek doktor seçme ve diğer haklarını daha etkin kullanabilmeleri amaçlanmıştır.

 

3.             Hekimle çalışma saatine göre muayene kotası getirilerek bir saatte 6 hastadan fazla hastaya bakılamayacağı ve bir günde en fazla 60 hastaya bakılabileceği hususları düzenlenmiştir. Bu sayede bir hastaya en az 10 dakika vakit ayrılması ile uluslararası tıbbi otoritelerce kabul edilen bir hasta için ayrılması gereken 20 dakikalık süreye yaklaşılması adına önemli bir adım atılmıştır.

Ayrıca, özel sağlık hizmeti sunucuları Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca belirlenen sağlık hizmetleri bedeline ek olarak, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerden Bakanlar Kurulu kararına göre en fazla %70 oranında ilave ücret alabiliyor iken Bakanlar Kurulumuzun 17.03.2012 tarihinde almış olduğu karar çerçevesinde bu oran %90’a yükseltilmiş ve 26.03.2012 tarihinden itibaren bu uygulamaya geçilmiştir.                      Bu düzenleme bütün özel hastanelerin %90 olabileceği anlamına gelmemelidir. Kurumca %30 ila %90 arası hangi hastanelerin ne kadar ilave ücret alabilecekleri belirlenmiş ve Kurum web sayfasında yayımlanmıştır.

2012 TEB  Protokolü

 

Bilindiği üzere TEB ile Kurumumuz arasında Şubat ayında ilaç teminine ilişkin protokol imzalanmış ve 2009 yılındaki protokole göre çok önemli değişikler yapılmıştır. Yeni protokoldeki en önemlileri düzenlemeler şunlardır.

 

Öncelikli olarak yaklaşık 20 bin eczanemizin ekonomik durumlarını iyileştiren eczane iskonto oranlarında iyileştirmeler yapılmıştır.

 

Buna göre yıllık hasılatı;

 

•         0-600 bin TL olan eczanelerimizineczane iskonto oranları sıfır,

 

•         600-900 bin TLolan eczanelerimizin eczane iskonto oranları %1,

 

•         900-1 milyon 500 binTL olan eczanelerimizin eczane iskonto oranları %2,5

 

•         1 milyon 500 bin TL üzeri olan eczanelerimizin eczane iskonto oranları %3 olarak belirlenmiştir.

 

Öte yandan eczanelerimize yeni bir uygulama olarak reçete başı 25 kuruş ödeme yapılacaktır.

 

 Ayrıca eczanelerimizin talepleri doğrultusunda eczanelerimizi rahatlatan yeni düzenlemelerden bazıları da şunlardır;

 

Öncelikli olarak Kurumumuz ile yaklaşık 2000 eczanenin çeşitli nedenlerle gündeme gelen sözleşmelerinin feshi durdurulmuştur,

 

Yine yeni protokole göre,

 

•         Fesih işlemleri zorlaştırılmış, fesih süreleri 2 yıldan 1 yıla indirilmiştir. Fesihler uygulanmadan önce uyarı şartı getirilmiştir,

 

•         itiraz edilen reçetelerin incelenmesinde eczacı odasından da üyenin katılması sağlanmıştır.

 

•         İlk kez Kurumumuzda itiraz inceleme üst komisyonu kurularak mutabakat sağlanamayan reçetelerin bir üst komisyonda görüşülmesi imkanı getirilmiştir.

 

•         Her 4 ayda bir Kurumumuz ile TEB arasında hizmet sunumu ile ilgili periyodik değerlendirme toplantıları yapılacaktır.

Geçtiğimiz dönemlerde Kurumumuz tarafından sağlık alanında yapılan bazı önemli uygulamalar hakkında kısaca bilgi vermek istiyorum.

Sağlık Karnesinin Kaldırılması

Daha önceden sağlık tesislerine başvuruda zorunlu olarak kullanılan sağlık karnesi uygulaması kaldırılarak, bunun yerine emekliler için doğrudan kimlik belgeleri ile sağlık kuruluşlarına başvuru imkanı sağlandı.

E-rapor (elektronik ilaç raporu)

Önceki dönemde ilaç raporları kağıt ortamında düzenlenerek başhekim tarafından onaylanmak suretiyle geçerli hale gelmekte olup ilaç temininde ibrazı aranmakta ve eczacı tarafından MEDULA eczane sistemine kaydedilmekteydi.  Bu durum uygulamada sahte rapor düzenlenmesi ve beraberinde ilaç suiistimallerinin oluşmasına imkan tanıyordu. Bu amaçla 1 Kasım 2010 tarihinden itibaren sağlık hizmet sunucuları tarafından  düzenlenen ilaç raporları elektronik ortamda (e-rapor) MEDULA sistemine kaydedilerek Kuruma gönderilmektedir. E-rapor uygulaması ile raporun doğruluğuna ve geçerliliğine yönelik sorumluluk, raporu düzenleyen hekim ve en son raporu onaylayacak olan başhekime verilmiştir. Ayrıca sağlık raporlarının düzenlenmesine ilişkin bürokratik engeller ve kırtasiyecilik ortadan kaldırılmış, eczanelerin iş yükleri de önemli ölçüde azaltılmıştır.

Epikriz (Hizmet Detay Belgesi)

Hastaneler; yatırarak tedavi ettiği bir hastaya, yatış süresince uyguladığı işlemleri yada yapılan ameliyatlara ait bilgileri içeren epikriz raporlarını manuel olarak düzenliyorlardı. En az 4 sayfadan oluşan epikriz raporları,(uzun yatışlarda yüzlerce sayfa olabiliyor) hastaneler tarafından fatura ekinde kuruma gönderilmekte ve incelenerek arşive kaldırılıyordu.

01.10.2010 tarihinden itibaren epikriz raporları MEDULA hastane sistemi üzerinden alınmaya başlanmıştır.Bu uygulamasına geçilmesiyle, hastane tarafından hastaya uygulanmış olan tüm tetkik, tahlillerin sonuç bilgisi, yapılan ameliyatlar, kullanılan ilaç ve tıbbi malzemelere ait bilgiler hastaneler tarafından elektronik ortamda Kuruma gönderilmektedir.

Değerli Arkadaşlar, şimdi de size 2012 yılı içerinde SUT’de yaptığımız önemli değişikliklerden bahsetmek istiyorum.

Robotik cerrahi işlemleri, suda doğum, greenlight, gibi yeni 9 tane istisnai sağlık hizmeti belirlenmiştir.Bu düzenlemeler resmi gazetede yayınlanmış ve yürürlüğe girmiştir.

Özel sektörün de en çok şikayet ettiği suistimal edilen acil müracaatları ile ilgili yeni uygulama da yeşil alan hastası dediğimiz gerçek acil hastalarının da mağduriyetine neden olan hasta grubuna hem katılım payı çıkarılacak, hem de özel hastaneler bu hastalardan ilave ücret alabilme imkanı getirilmiştir. Yeşil alan (Salgın hastalıklar) ve acil hallerde özel hastaneler için kota uygulaması olmayacaktır. 

 

Sağlık alanındaki suistimallerin genel olarak,

 

•         Verilmeyen sağlık hizmetinin Kuruma fatura edilmesi,

 

•         Genel sağlık sigortalısı olmayan kişilerin genel sağlık sigortalıları üzerinden hizmet verilmesi,

 

•         Sağlık hizmetlerinin gereksiz yere abartılarak Kuruma fatura edilmesi,

 

•         Acil olmadığı halde muayene katılım payından muaf olmak için sağlık hizmet sunucularına başvurulması,

 

•         İlaç katılım payından muaf olmak için usulsüz raporların düzenlenmesi,

 

•         Doktor-ilaç firması ve eczane arasındaki menfaat ilişkisi kurularak suni talep oluşturulması (Yönlendirme, mal fazlası…),

 

•         Belirlenen ilave ücretten daha fazla hastalardan ilave ücret alınması,

 

•         Endikasyon olmadığı halde büyük ambalaj ve büyük dozajda ilaçların reçeteye edilerek ilaç israfının oluşturulması,

          olarak karşımıza çıktığı bilinmektedir.

Bu suistimallerin önlenmesi için 2012 yılında devreye girmesi planlanan ve çalışmalarına devam edilen  uygulamalarımız hakkında bilgi vermek istiyorum.

E-reçete

Hekim, tedavi ettiği kişiye yazacağı reçeteyi artık kağıt ortamında değil MEDULA sistemi üzerinden yazacaktır.Elektronik reçete uygulaması sayesinde reçete üzerinden yapılan usulsüzlükler önemli ölçüde azalacaktır. Reçetelerin kağıt ortamı yerine elektronik ortamda düzenlenmesi ve eczanelerce MEDULA sistemi üzerinden reçete sorgulanarak işlem yapılması uygulaması sayesinde MEDULA hastane ve MEDULA eczane sistemleri birbiri ile entegre olacaktır.

Bu uygulama sayesinde hastanede muayene olmayan kişiler adına reçete düzenlenmesi artık mümkün olmayacaktır. E reçete uygulamasına aile hekimleri de dahil tüm sağlık hizmet sunucularında 01.07.2012 tarihi itibariyle geçmeyi planlıyoruz. Şuanda bir özel hastanede e reçete pilot uygulaması devam etmektedir.

Avuç İçi Damar İzi Tarama Yöntemiyle Kimlik Doğrulama

Bilindiği üzere sağlık karnesinin ve vizite kağıdı uygulamasının kaldırılması ile kişilere TC kimlik numarası üzerinden sağlık hizmeti sunulmaya başlanmıştır. Bu durum sağlık hizmeti verilmediği halde verilmiş gibi gösterme şeklindeki suistimallerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Bu suistimallerin önüne geçilmesine yönelik olarak avuç içi damar izi tarama yöntemiyle kimlik doğrulaması yapılabilmesine ilişkin çalışmalar devam etmektedir. Özel hastaneler ile üniversite hastanelerinde 1 Temmuz 2012 tarihi itibarı ileolarak avuç içi damar izi tarama yöntemiyle kimlik doğrulaması uygulamasına geçilecektir.

Risk Odaklı Denetim Modeli

Sözleşmeli özel hastaneler ve eczaneler için sigortalıların doktora müracaatından sunulan sağlık hizmeti ve reçetelerin Kuruma teslim edildiği sürece kadarki hizmet akış süreçleri oluşturulmuştur. Bu süreçlerde ortaya çıkabilecek olası riskler dikkate alınmak suretiyle ölçülebilen risk faktörleri belirlenmiştir.

Yaklaşık 70 müfettişten oluşan teftiş ekibi, sağlık alanında tüm ülke sathında belirlenen risk alanlarına odaklanarak ve çok daha etkili ve verimli sonuçlar elde edeceğine inandığımız denetim çalışmalarına başlayacaklardır. Söz konusu denetim sistemiyle, veriye dayalı, şeffaf etkin ve yerinde bir denetim modelinin temellerini atıyoruz.

Eczanelerin denetimleri ile alakalı olarak oluşturulan bazı parametreler şunlardır;

 

•         Reçete sayısı bakımından en çok reçete yazan ilk 100 doktorve bu doktorların en çok yazdığı ilk 10 ilaç,

 

•         Reçete sayısı bakımından en çok reçete yazan ilk 100 doktor ve en çok reçetelerinin gittiği ilk 10 eczane,

 

•         Tutar bakımından en çok reçete yazan ilk 10 doktor ve bu doktorların en çok yazdığı ilk 10 ilaç,

 

•         Tutar bakımından en çok reçete yazan ilk 10 doktor ve bu en reçetelerinin gittiği ilk 10 eczane,

 

•         İl içinde tutar bakımından en çok reçete edilen ilk 50 ilaç ve bu ilaçları en çok yazan ilk 10 doktor,

 

Hastanelerin denetimleri ile alakalı olarak oluşturulan bazı parametreler şunlardır;

 

•         Ayaktan muayene ile birlikte en çok tetkik ve tahlil işlemi yapan ilk 100 hastane,

 

•         En çok tetkik ve tahlil işlemi yapan ilk 100 hastanede en çok işlem gönderilen ilk 10 branş,

 

•         En çok tetkik ve tahlil işlemi yapan ilk 100 hastanede en çok işlem gönderen ilk 10 branştaki en çok işlem gönderen ilk 10 doktor,

 

•         En çok takip alan ilk 100 doktorun en çok yaptığı ilk 50 işlem,

 

•         En çok acil takibi alan ilk 100 hastane

 

Denetim parametrelerindeki tesis, işlem ve branş sayılarını artırılabiliriz. Risk odaklı denetim yöntemiyle; denetimler daha etkili ve verimli olacaktır.

İşte bu yöntemler sayesinde tespit ettiğimiz çarpıcı örneklerden bahsetmek istiyorum.

1.    Yaptığımız çalışma sonucunda günlük ortalama 60 ila 300 arasında reçete yazan 861 hekim bulunduğu tespit edilmiştir.  Bu 861 hekim arkadaşımız 2011 yılı içerisinde hastalarımıza 13.582.283 adet reçete yazmışlardır. Yazılan bu 13.582.283 adet reçetede hastalara 49.640.342 kutu ilaç yazılmış olup bu ilaçlar için Kurum tarafından 635.345.466 TL ödeme yapılmıştır.

 

GÜNLÜK REÇETE SAYISI        REÇETE ADEDİ         DOKTOR SAYISI             2011 YILINDA GÜNLÜK YAZILAN    

                                                                                  REÇETE SAYISI            

60-100                                       12.401.737                    816                                        56.372

100-150                                     1.076.989                        43                                           4.895

150 üzeri                                     103.557                           2                                              471

Genel Toplam                          13.582.283                    861                                         61.738

 

26 yaşında tüp bebek tedavisi gören bir bayan hastaya bir yıl içerisinde 49 adet reçetede 120 değişik ilaç reçete edilmiştir. Bir hastanın  bir yıl içerisinde bu kadar farklı ilaç kullanması sonucunda ortaya çıkacak tıbbi zararları kamuoyunun takdirine bırakıyorum.

Genelde estetik amaçla yapılan bazı ameliyatların hastalarımızın sağlığıyla ilgili zorunlu hallerde Kurumumuz tarafından ödenebilmesi için sağlık kurulu raporu şartı konmuştur. Bu ameliyatlar 2011 yılı içerinde toplam 16.760 kişiye uygulanmış ve Kurumumuza 15.430.177. TL fatura gönderilmiştir.

Bu gibi ameliyatlar incelendiğinde bir ilimizde bir hastanede 2011 yılında 502 kişiye toplam 604.954. TL tutarındaki burun şekil bozukluğu (rinoplasti) ameliyatı yapıldığı görülmüştür.

2.                  Sizlere şunu sormak istiyorum acil hasta dışında hasta bakmayan bir hastane olabilir mi? Biz incelememizde bunlara da azımsanmayacak sayıda rastladık.  Ülke örnekleri incelendiğinde hastaların ortalama %15 ila %20’nin hastanenin acil servislerine müracaat ettiği görülmektedir. 2011 yılında bizim yaptığımız incelemede de bu oran %27’dir.

Özel sağlık tesislerinden 259 tanesi %40 üzerinde acil oranları ile çalıştığı tespit edilmiştir. Bunlardan 60 tanesi %80 ile %90 arasında acil oranına sahip olup 6 tanesi ise %90 üzerinde acil oranına sahip olduğu tespit edilmiştir. %40 ve üzerinde yapılan acil başvuru bedellerine ait toplam 48.219.517. TL Kurumumuza fatura edilmiştir.

3.                  YOĞUN BAKIM

2. ve 3. basamak yoğun bakım yatağı olmadığı halde 94 özel hastane 2. ve 3. basamak yoğun bakım işlem bedellerine ait toplam 4.072.232 TL Kuruma fatura edilmiştir.

4.                  MR-BT

Özel sağlık tesislerinin yaptığı işlemler analiz edilerek her bir tesis için farklı olmak üzere riskli 3 branş seçilmiş olup bu en riskli branş incelendiğinde toplam da 14 tesisin bu branşlarda gelen her hastaya en az 1 tane MR veya TOMOGRAFİ çektiği tespit edilmiştir. Bu 3 branşta yapılan MR veya TOMOGRAFİ işlem bedellerine ait toplam 12.482.869 TL Kuruma fatura edilmiştir.

 

MEDİMAGAZİN

Son Güncelleme: Çarşamba, 04 Nisan 2012 02:29

SUT’UN EK-2/D LİSTESİNDE YAPILAN DÜZENLEMELER

e-Posta Yazdır PDF

 

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın 15.03.2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere SUT'un Ek-2/D listesinde (Bedeli Ödenecek İlaçlar) yaptığı düzenlemeler için tıklayınız.

Son Güncelleme: Çarşamba, 21 Mart 2012 01:17

TEİS: AİLE HEKİMİNE REÇETE YAZDIRMAK ÜCRETLİ OLDU

e-Posta Yazdır PDF

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) 29 Şubat 2012 tarihinde Sağlık Uygulama Tebliği'nde (SUT) değişiklik yaparak, vatandaşlara reçete başına yeni ücretler yüklediğini belirten Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Başkanı Ecz. Nurten Saydan , artık ücretsiz, parasız, ucuz sağlık ve ilaç hizmeti devrinin kapandığını, paran kadar sağlık ve ilaç hizmeti devri başladığını söyledi.

 

Paran kadar sağlık

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) vatandaşın sağlığını ilgilendiren konulardaki uygulamaları Sadece Resmi Gazete aracılığıyla duyurmasını eleştiren Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Ecz Nurten Saydan yaptığı açıklamasında,  8 Mart tarihinde yürürlüğe girecek düzenlemeye göre; vatandaşlardan daha önce ücret alınmayan aile hekimlerinden bundan sonra 3 TL muayene katkı payı, ayrıca reçetenin nereden yazıldığına bakılmaksızın 3 kutu ilaç için 3 TL , 3 kutudan fazla her ilaç için 1 TL ilave ücret alınacak olduğunu kaydetti. . Saydan, “Artık ücretsiz, parasız, ucuz sağlık ve ilaç hizmeti devri kapanmış, paran kadar sağlık ve ilaç hizmeti devri başlamıştır” dedi.

Aile hekimine reçetde yazdırmak ücretli oldu

SGK tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde değişiklikler yapıldığı ancak vatandaşı aydınlatıcı bir açıklamanın yine yapılmadığını söyleyen Nurten Saydan,  SGK’nın yaptığı değişiklikleri Resmi Gazete’de duyurunca vatandaşın haberi olduğunu zannetmek gibi bir yanılgıya düştüğünü ifade etti. Saydan, “Bu durumda ilaçlarını almaya geldiklerinde ilave ücretleri gördüğünde öfkelenen vatandaşlarımıza değişiklikleri anlatmak ve açıklamak yine biz eczane eczacılarına kalmaktadır.

Vatandaşlarımıza duyurmak istiyoruz. 8 Mart'tan itibaren Aile Hekimliklerinden yazdıracağınız reçetelerden, SGK 3 lira istemektedir. Yani Aile hekimlerin de reçete yazdırmak ücretli hale gelmiştir.

Durum 3 lira ile de sınırlı değildir. Eğer reçetenizde üçten fazla ilaç yazdırdıysanız, bu 5 TL ile 12 TL muayene katkı payı verdiğiniz devlet veya özel hastanelerde yazdırdığınız reçetelerinizde dahil, yazdırılan 3 kutu ilaç için 3 TL, 3 kutudan fazla her kutu ilaç için de ek olarak 1 TL  daha reçete katkı payı ödemek zorundasınız” diye konuştu.

Bedelini öde ilacını öyle al

Uygulama ile vatandaşların ilacını kendi parasıyla almasının neredeyse daha ucuz hale geldiğini söyleyen Saydan, açıklamasının şöyle sürdürdü;  

“10 gün içinde AYNI branşta, farklı hastaneye gidip muayene olursanız İLAVE OLARAK 5 LİRA daha ödeyeceksiniz. Yeni uygulama ile alınacak bu ilave ücretler, çalışanlar tarafından ceplerinden ödenecek. Emekli vatandaşlarımızın ise maaşlarından kesilecektir.

Zaten 3 liralık ilaç için 5 lira ödemek zorunda kalan, onu da öderken sıkıntı çeken asgari geçim standardının altında olan vatandaşlarımız, 8 Mart gününden itibaren nasıl ilaç alacaklardır?

Kamu fiyatı 3,60 TL ve altında 1293 kalem ilaç bulunduğu göz önüne alınırsa artık vatandaşın reçetesindeki ilacı kendi parasıyla alması neredeyse daha ucuz hale gelmektedir.

Kamuoyunda dile getirildiği gibi artık ücretsiz,parasız, ucuz sağlık ve ilaç hizmeti devri kapanmış, paran kadar sağlık hizmeti al devri başlamıştır

TEİS olarak yeni uygulamanın vatandaşlarımızın ilaç hizmetine erişimini zorlaştıracağını,hatta imkansız hale getireceğini düşünüyoruz.

Vatandaşlarımız bilsinler ki;  8 Mart günü ,eczanelerinize ilaç almaya geldiğinizde çıkan ilave ücretler eczacılarınızdan kaynaklanmamaktır. Bu durum; SGK'nın reçetenin bedelini öde, ilacı öyle al uygulamasının bir parçasıdır.”

Son Güncelleme: Çarşamba, 07 Mart 2012 00:32

SGK ECZACIYA KAR PAYI VERME HAZIRLIĞINDA

e-Posta Yazdır PDF

 

Yine bir eczacı-ilaç haberi, yine bir operasyonun zemin hazırlığı… Yenişafak'ta 20 Şubat 2012 tarihinde yayımlanan haberi beraber analiz edelim.

Haberin girişi …"Devletin eşdeğer ilaç grubu içindeki en ucuz ilaç bedelini ödemesi uygulaması, eczacıların ilaç bedeli üzerinden aldıkları kâr yüzünden ödeme sıkıntısına yol açıyor." Bir şey anlamadınız değil mi? Böyle bir metin normalde haberin girişi olamaz zaten…

Devam edelim… "Devlet, eşdeğer ilaç grubundaki en ucuz ilacın bedelini yüzde 10'a kadar artırarak öderken, doktorun raporla ilaç kullanan hastalara yazdığı ilaçta dahi eczacılar, vatandaşa eşdeğer ilacı vermeyerek pahalı olanı satıp, kâr paylarını artırıyorlar."

Şimdi ne anladınız? Ben söyleyeyim "eczacılar, raporlu ilaçlarda dahi (Vurgu muhabire ait.) eşdeğer ilaç vermeyip, çok para kazanmak için pahalı olan ilacı veriyor. Eczacı vatandaşı kazıklıyor" diyor. Gerçi raporlu ilaçlar dahi artık 3 aylık olarak ödenmeyebiliyor ama …

Adı, şanı belli olmayan, Allah'tan isminin açıklanmasını istememiş olan yetkili bakın daha ne demiş; "Yetkililer, hastaların kendilerine yazılan ilacın eşdeğerini eczacıdan istemeleri halinde, ilaç katılım payı ödemeyeceklerine dikkat çektiler. Yetkililer, raporla kullanılan ilaçlarda da hastaların eşdeğer ilacı istemeleri halinde hiçbir fark ödemeyeceklerine dikkat çektiler. Eczacıların ilacın piyasa satış fiyatı içinde yüzde 14-25'i arasında değişen pay aldıklarını hatırlatan yetkililer, bu durumda eşdeğer ilaç grubunda en ucuz ilacın bedelini devlet ödediği için eczacının da kârının düşük olduğunu belirttiler."

Haberin devamında "eczacı pahalısını satıyor" ara başlığında "eczacının hastaya ucuz yerine pahalı olan ilacı verdiğinde karının nasıl arttığı" anlatılıyor.

Fiyat farkı çıkaran ilacın eczaneye maliyeti, fark çıkarmayana göre yüksek olduğunu bilmeyince "ohh eczacı ne para kazandı" muhabbeti yapılıyor. Bu haberi okuyup reçetesindeki mide koruyucu ilacından fark çıkan hasta "bana ödeneni verin" derse eczacı ne yapacak? Bunu haberi yazana ev ödevi olarak vereyim "yetkilisine" sorsun.

Hasta ile eczacıyı karşı karşıya getirdik. Şimdi "Ne yapmalı?" Bu problemin çözümü de sunularak yeni uygulamanın tohumu atılmalı." Fiyatlar aşağıya çekilecek" başlığı altında bu da yapılmış, "hükümetin kolları sıvadığı" belirtilmiş. Buradaki "hükümeti" siz SGK olarak okuyun; "İlaç fiyatını düşürecek bir çalışma için hükümet kolları sıvadı. Çalışmaya göre, eczacıya ilaç başına bir pay verilmesi üzerinde duruluyor. Yetkililer, bir ilacın satış fiyatı üzerinden eczacının ortalama yüzde 20, depocunun yüzde 7-10 kâr ettiğini, üreticinin kârının da bunlar çıktıktan sonra belli olduğunu belirttiler. Eczacıya ilaç başına 2 lira kâr verildiğinde ise 20 liraya satılan kâr payları düşüldüğünde 14 liraya gerileyen ilacın fiyatı 16 olacak. Bu fiyatta üretici firmanın kârında bir kayıp olmayacağı gibi ortaya çıkan 4 liralık tasarruf da vatandaşa maliyet düşürücü yansıması olacağı belirtiliyor."

Bu şu demek SGK , yakında, üzerinde çalıştığı yeni bir projeyi uygulamaya geçirecek. Satır aralarında, çeşitli platformlarda üstü kapalı belirtilen proje hayata geçerse; Kurum, geri ödeme zincirini kıracak. Eczacıya, depocuya, üreticiye ayrı ayrı ödeme yapacak. Eczaneye ve depoya ilaç başı belirlenecek kar verilecek. Ana para da firmaya ödenecek. SGK belki firmalara 6 ayda bir ödeme yapacak. Proje ortaya çıkınca her şey netleşecek.

Haberin bitiminde ilaç fiyatlarının nereden nereye düştüğü de belirtilerek başarı öyküsü de verilmiş, olay tamamlanmış.

TEB HANGİ UYKUDA?

Eczacıların 30 bin üyeli tepe örgütü haber çıktıktan iki gün sonra uyanmış. Sitesinden yaptığı basın açıklaması ise evlere şenlik. Haberde "hastayı eczacı kazıklıyor" diyor, TEB, "Eczacının eşdeğer verme hakkı var" açıklaması yapıyor. Biraz üsteleseniz Borusan gibi özür dileyecek.

Allah'tan TEİS hemen harekete geçip, açıklama göndermiş. Ancak gazete bunu "hastaları uyarıcı nitelikteki" haberine karşı "TEİS'in tepkisi" olarak haberleştirmiş.

Eğer bu haber hastayı bilgilendirmeye yönelik ise "hastalar ilaç fiyat farkı ödememek için ne yapmalı?"diye TEB'e, TEİS'e veya mahalledeki eczacıya sorulsa; "yetkiliye" göre daha fazla, daha net bilgi alınarak haberleştirilebilirdi.

Kazancı bu kadar sorgulanan hem itibar hem para kaybeden ikinci bir meslek yok gibi geliyor bana. Bir de ne odalar ne de TEB, eczacının pratikteki sıkıntılarından habersiz izlenimi oluştu bende.

Eczacıların vah haline vah…

 

Bilal Şahan, Habervaktim

Son Güncelleme: Perşembe, 01 Mart 2012 01:58

Sayfa 1 / 10

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  7 
  •  8 
  •  9 
  •  10 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »