18 Mayıs 2012 Cuma

Son Güncelleme04:53:03 AM GMT

BURADASINIZ HABERLER

HABERLER

KANSERDE YILDA İKİ MİLYON VAKA ÖNLENEBİLİR

e-Posta Yazdır PDF

Her altI kanser vakasından birinin yani yılda iki milyon kanser vakasının önlenebilir enfeksiyonlar nedeniyle ortaya çıktığı tahmin ediliyor. 184 ülkede görülen 27 kanser tipi üzerinde yapılan araştırma sonucunda kansere neden olabilecek dört enfeksiyon tipi tespit edildi. Araştırmaya göre Papillom virüsü, Helicobacter pylori ve Hepatit B ve C virüsleri her yıl 1.9 milyon kişinin karaciğer, rahim ve bağırsak kanserine yakalanmasına neden oluyor.

Araştırmayı gerçekleştiren Fransız Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı, bu enfeksiyonların neden olduğu kanser vakalarının önlenmesi ve kanserin tedavi edilebilir bir hastalık olarak algılanması için çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı.


'AŞI GELİŞTİRİLMELİ'
Enfeksiyona bağlı kanser vakaları gelişmekte olan ülkelerde üç kat daha sık görülüyor. Doğu Asya'da bu tip kanserlerin oranı yüzde 22.9 olarak tespit edilirken, İngiltere'de bu oran yüzde 7.4'te kalıyor. Vakaların üçte biri 50 yaşından genç kişilerde kendini gösteriyor. Kadınlar arasında enfeksiyon kaynaklı kanserlerin yarısını rahim kanseri vakaları oluşturuyor. Erkeklerde görülen enfeksiyon kaynaklı kanserler ise karaciğer ve mide kanserleri.

Biliminsanları ''Zaten bilinen kamu sağlığı metodları ile enfeksiyonların ilerlemesinin engellenmesi, aşı programlarının uygulanması, anti mikrobik tedaviler gelecekte kanser vakalarının gözle görülür oranda azalmasını sağlayabilir'' diyor. Rahim kanserine neden olduğu bilinen papilloma virüsüne karşı geliştirilmiş bir aşı mevcut. Karaciğer kanserine neden olan Hepatit B virüsünün de aşısı var. Uzmanlar ayrıca Helicobacter pylori enfeksiyonlarının antibiyotiklerle tedavi edilmesi durumunda mide kanseri vakalarının da azalacağı inancında.

TEİS 6. YAŞINI KUTLADI

e-Posta Yazdır PDF
(1 oy, ortalama 5.00 de 5)

Tüm eczacı İşverenler Sendikası, kuruluşunun 6. Yıldönümünü kutladı

 

Sendikanın yönetim kurulu ve kurucu üyelerinin katılımıyla anıtkabir’de gerçekleştirilen törenin ardından Crowne Plaza Otel’de kutlama yemeği düzenlendi.

Yemekte konuşan Saydan sendikada emeği geçenlere teşekkür ederek şu şekilde konuştu:

“Bu sendika bütün eczane eczacılarının sendikasıdır. Bizler gelecek kuşaktaki meslektaşlarımıza, haklarını özgürce savunabilecekleri, huhuksal olarak her türlü mesleki hakkın aranabileceği imkanlara sahip bir sendika hediye etmek istedik. Ve bunu layıkıyla başardığımızı düşünüyorum. Kazandığımız başarılara, mesleğin hak ettiği itibara kavuşması için çabalarımıza ve karşılığında sizlerin memnuniyetini gördükçe TEİS’I kurmanın ve Genel Başkan olarak hizmet vermenin haklı gururunu yaşıyorum.”

Son Güncelleme: Salı, 15 Mayıs 2012 09:55

ECZACILARI İLGİLENDİREN KANUN TASARISI MECLİS'E GELİYOR

e-Posta Yazdır PDF

Eczacılar ve eczaneler hakkındaki bazı maddelerin yapılacak düzenlemeye ilişkin kanun taslağının, 16 Mayıs Çarşamba günü Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’ne gelmesi bekleniyor. Kanun, Meclis'ten geçmesi halinde 3 bin 500 kişiye bir eczane uygulamasına geçilecek.

TBMM Sağlık Komisyonu’nun alt komisyonu kanun taslağını üst komisyona sevk etti. Komisyon’da perşembe günü görüşülecek olan kanun taslağının, 16 Mayıs’ta TBMM Genel Kurulu'na gelmesi bekleniyor. Taslağın TBMM’den geçmesi halinde eczacıları birçok yenilik bekliyor.

Türkiye Eczacılar Birliği Heyet Üyesi Ahmet Özçavuşoğlu, Türk Eczacılar Birliği’nin hazırladığı kanun taslağının Sağlık Bakanlığı’nın alt komisyonunda kabul edilerek, üst komisyona havale edildiğini söyledi.

Çavuşoğlu, “ Perşembe günü üst komisyonda görüşülecek olan kanun taslağı, Meclis'in gündemi yoğun olmaz ise 16 Mayıs’ta genel kurulda görüşülmesi planlanıyor.” dedi. Kanunun yasalaşması halinde 3 bin 500 kişiye bir eczane uygulamasına geçileceğinin altını çizen Özçavuşoğlu, eczacılar içinde puanlama sistemi getirileceğini ifade etti. Bitkisel ürünlerin de eczanelerde satılmaya başlanacağını açıklayan Özçavuşoğlu, cirosu yüksek olan eczanelere eczacı çalıştırma şartı getirileceğini de belirtti.

Son Güncelleme: Salı, 15 Mayıs 2012 09:58

ARKADAŞ KURBANI OLMAYIN

e-Posta Yazdır PDF

“Kadın Sağlığı” araştırmasının sonuçlarına göre: Doğum kontrolü için en çok arkadaş tavsiyesine uyuyoruz

“Kadın Sağlığı” araştırmasının sonuçlarına göre, kadınların yüzde 71’inin doğum kontrolü seçim kararında partneri veya yakın arkadaşı etkili oluyor. Kadınların yüzde 90’ı doğum kontrolünün devletin sorumluluğunda olması gerektiğini belirtiyor. Doğum kontrol konusunda özellikle kadınları bilinçlendirmek amacıyla Türkiye genelinde yaklaşık 300 eczanede bu ay aynı anda “Kontrol Noktası” projesi hayata geçirildi.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Sağlığı Ana Bilim Dalı üyesi Prof. Dr. Sezai Şahmay, 15-49 yaş grubu arasındaki toplam bin 425 kadın üzerinde yapılan araştırmaya göre, Türk kadınının doğum kontrol konusuna bakışında, eş ve arkadaşlarının etkisinin üst sıralarda yer aldığının ortaya çıktığını söyledi. Yapılan araştırmada kadınların geldikleri sosyo-ekonomik statüye göre doğum kontrol yöntemleri konusunda da bilgi kaynaklarının farklılık gösterdiğine dikkat çekti.

‘Çok yanlış inanışlar var’

Şahmay, doğum kontrol hapları ile ilgili çok yanlış bilgi ve inanışlar olduğunu kaydederek “Doğum kontrol hapları kilo aldırmaz, bu haplar metabolizmayı değiştirmez. Bu hapların tedavi amaçlı olarak kullanıldığı birçok başka alan vardır . Kıllanma, fazla kanama, sivilce gibi durumlarda da kullandırırız. Bu hapların kısırlık yaptığı inanışları tamamen yanlıştır. Aksine tüp bebek tedavisi sürecinde kadın hastaya doğum kontrol hapı kullandırılır. Doğum kontrol hapları cildin güzelleştirilmesine de katkıda bulunur” dedi.

Bayer HealthCare (BHC) Genel Tedaviler ve Kadın Sağlığı Bölümü’nün Pharmetic Girişimci Eczacılar Derneği ile birlikte geliştirdiği “Kontrol Noktası” projesi ile ilgili olarak da Bayer Kadın Sağlığı ve Genel Tedaviler Bölümü İş Birimi Direktörü Dr. Oğuz Mülazımoğlu, Türkiye’de doğum kontrol hapı kullanma oranının yüzde 14’lerde olduğunu, bu nedenle kadınların sıklıkla uğrayabildikleri eczanelerden kadın sağlığı ve doğum kontrol yöntemleri hakkında doğru bilgi alabilmeleri amacıyla böyle bir proje başlattıklarını kaydetti.

İNSAN ETİ İÇEREN HAPLARA SIKI TAKİP

e-Posta Yazdır PDF

Ölü bebeklerden ya da ceninden elde edilen toz insan etinin hastalıkları iyileştirici ve dayanıklılığı artırıcı bir etkisi olduğuna inanılıyor.

 

Güney Kore, toz halinde insan eti içeren hapların ülkeye girişini engellemek amacıyla gümrük kontrollerini artıracağını açıkladı.

Gümrük yetkilileri, 2011 yılı Ağustos ayından bu yana Çin'den 17,500 hapın kaçak olarak ülkeye sokulduğunu tespit ettiklerini söyledi.

Ölü bebeklerden ya da ceninden elde edilen toz insan etinin bazıları tarafından hastalıkları iyileştirici ve dayanıklılığı artırıcı bir etkisi olduğuna inanıldığı bildiriliyor.

Ancak yetkililer, hapların bakteri dolu olduğunu ve sağlığa zararlı olduğunu söylüyor.

Korea Times gazetesine konuşan bir gümrük yetkilisi, "Bu hapların süper bakteri gibi insan vücuduna zararlı maddeler içerdiği tespit edildi. Halk sağlığını korumak için daha sert önlemler almamız gerekiyor" dedi.

Yonhap haber ajansının verdiği habere göre Çin'in kuzeydoğusundan ilaç taşıyan gemiler üzerindeki kontroller artırılacak.

Dong-a Ilbo gazetesi, hapların boyanarak ve diğer ilaçlarla birlikte paketlenerek gizlenmeye çalışıldığını bildirdi.

Gümrük görevlileri, bazı yolcuların bagajlarından ya da posta gönderilerinden de hap çıktığını söylüyor.

Çin'in kuzeydoğusundan Güney Kore'ye insan eti içeren hapların sokulduğu iddiaları geçen sene televizyonda yayınlanan bir belgesel ile ortaya atılmıştı.

Ardından Çin Sağlık Bakanlığı bu iddiaların araştırıldığını bildirmişti.

China Daily gazetesine konuşan Bakanlık sözcüsü Deng Haihua, Çin'in bebek ya da cenin kalıntıları ve plasenta atıklarının sıkı bir şekilde kontrol altında tuttuğunu ve bu atıkların tıbbi atık olarak işlenmesinin kati surette yasak olduğunu belirtmişti.

BBC

SAĞLIKTA "DİJİTAL DÖNEM" BAŞLADI

e-Posta Yazdır PDF

Sağlık Bakanlığı'nın 'Dijital Hastane Projesi'nin uygulandığı Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde dijital dünyanın olanaklarıyla hizmet dönemi başladı.

ağlık Bakanlığı tarafından kabul edilen ''Dijital Hastane Projesi''nin uygulandığı Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde hastalar ve doktorlara dijital dünyanın olanaklarıyla hizmet dönemi başladı.

Doktorların tablet bilgisayarlarla hasta takibi yaptığı hastanede, ameliyatlarda dev monitörlü bilgisayarlar kullanılıyor. Hastaların ceplerinde taşıdığı dijital sağlık kartları sayesinde yurt dışındaki hastanelerde bile tetkikler izlenebiliyor.

Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Murat Bozkurt, Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından kabul edilen ''Dijital Hastane Projesi'' kapsamında mobil bilgisayar ve ameliyathane özel bilgisayar sistemleriyle alımı yapılan tablet bilgisayarların hastane ortamında kullanımının başladığını bildirdi.

Proje kapsamında hastanede ayaktan takip edilen ve yatan hastaların tüm bilgilerine ulaşılabilmesi için hekimlere, asistan hekimlere ve hemşirelere tablet bilgisayar dağıtıldığını anlatan Bozkurt, bu bilgisayarlarla hastalara ait radyoloji ve labaratuvar sonuçlarının takip edilebildiğini ve hastanın tedavisinin şekillendirilebildiğini söyledi.

Tablet bilgisayarlarla eczaneye ilaç siparişinin de yapılabildiğini dile getiren Bozkurt, bu şekilde hastanın işlemlerinin hem kısa sürede hem de etkin bir şekilde yönetilebildiğine işaret etti.

Bilgisayarların yoğun bakımda ve acilde de etkin şekilde kullanılabildiğini kaydeden Bozkurt, bu yolla yoğun bakım ya da acil doktorunun başka bir hastanın başındayken bile diğer hastasını da gözleyebildiğini kaydetti.

SAĞLIK KARTI CÜZDANDA TAŞINIYOR 

Prof. Dr. Bozkurt, hastenelerinde özellikle takibi gereken kronik hastalar için dijital sağlık kartları çıkardıklarını belirtti. Bilgisayar bağlantılı bu kartlarla hastanın, tüm görüntüleme ve laboratuvar tetkiklerinin yurt dışında da kullanılabileceğini dile getiren Bozkurt, ''Kişisel bilgi kartına yüklediğimiz tüm tetkikler, herhangi bir ülkedeki doktorun bilgisayarı tarafından da izlenebilecek'' dedi.

Kartların cüzdanda kolay taşınabildiğini de kaydeden Bozkurt, ''Uygulamayı şimdilik özellikle kronik hastalar ve evde bakım hastaları için başlattık. Önümüzdeki dönemde tüm hastalara bu sağlık kartlarını dağıtmayı hedefliyoruz. Hastalarımız bu yolla yığınlarca dosya kağıdı ve filmi taşımak zorunda kalmıyorlar'' diye konuştu.

AMELİYATHANEDE DİJİTAL DÖNEM 

Bozkurt, ameliyathanelerde özel bilgisayar sistemini hayata geçirdiklerini belirterek, ameliyat sırasında bu bilgisayarların büyük monitörü sayesinde hastanın tüm tetkiklerinin incelenebildiğini aktardı.

Hastaneye bölge ülkelerinden de taleplerin geldiğini ifade eden Bozkurt, geçen ay yaklaşık 500 hastaya hizmet verdiklerini ve 50 hastanın da ameliyat edildiğini bildirdi.

Yurt dışındaki hastalara yönelik hizmetleri kapsamında internet sitelerinin pek çok dilde hazırlandığını belirten Bozkurt, internet sitelerinin Türkçe ve İngilizce'nin ardından Rusça, Arapça, Fransızca, Almanca, Gürcüce, Yunanca ve Azerice dillerinde de hizmet vereceğini söyledi.

OTEL KONFORUNDA İNTERNET HİZMETİ 

Bozkurt, ''dijital hastane'' uygulamaları kapsamında hastanenin pek çok noktasında kablosuz ağ bağlantı noktaları oluşturduklarını belirterek, hastaların şifreleriyle bu yolla internet bağlantısı yapabildiklerini ifade etti.

Dijital Hastane projesinin kamuda başarıyla uygulamaya geçtiğini vurgulayan Bozkurt, bazı özel hastanelerin projeye ilişkin eğitim almak için kendilerine başvuru yaptıklarını sözlerine ekledi.

AA

ECZACILARDAN BAŞKAN GÜNAYDIN'A ZİYARET

e-Posta Yazdır PDF

Isparta Eczacılar Odası Başkanı Saygın Garğın ve yönetim kurulu üyeleri ile Türk Eczacılar Birliği Merkez Heyeti Üyesi Ramazan Ziya Örmeci, Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın’ı makamında ziyaret etti.

Isparta Eczacılar Odası Başkanı Saygın Garğın ve yönetim kurulu üyeleri ile Türk Eczacılar Birliği Merkez Heyeti Üyesi Ramazan Ziya Örmeci, Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın’ı makamında ziyaret etti.

14 Mayıs’ta Eczacılık Günü’nü kutlayacaklarını belirten Isparta Eczacılar Odası Başkanı Saygın Garğın bir hafta boyunca şehirde çeşitli etkinliklerde bulunacaklarını aktardı. Garğın, Belediye Başkanı Günaydın’ın geçen yıl düzenledikleri kan bağışı kampanyasında kan verdiğini ve bu yılda Günaydın’ı kan bağışında bulunmaya davet etti.

14 Mayıs Eczacılık Günü ve sonrasında düzenlemek istedikleri sosyal faaliyetlerden bahseden ve bu konuda Başkan Günaydın’dan destek talebinde bulunan Eczacılar Odası Başkanı Saygın Garğın, bitkisel ürünlerin kullanımı ile ilgili olarak bir panel düzenlemek istediklerini söyledi. Panel için Kültür Sineması’nın tahsisi talebinde bulunan Garğın ayrıca, düzenlenecek olan faaliyetler için tanıtım ve duyuru noktasında Belediye Başkanı Günaydın’dan taleplerde bulundu.

Isparta Eczacılar Odası Başkanı Saygın Garğın atık kâğıt, atık pil ve kullanılmayan ilaçların toplanması noktasında projeler yaptıklarını ve uygulayacaklarını belirterek, “Kağıdın geri kazanımı noktasında sizlerden katkı bekliyoruz. Evlerimizde kullanılmayan birçok atık ilaç var bunların toplanması noktasında çalışmalarda bulunacağız. Bu ilaçlarında uygun şartlarda imhası noktasında sizlerden destek istiyoruz. Türkiye’de örnek projeler uygulamak istiyoruz” dedi.

Toplum için yararlı olacak her türlü projenin destekçisi olacaklarını aktaran Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın’da “Biz toplum için varız” şeklinde konuştu.

Bitkisel ürünlerin kullanımı ile ilgili olarak düzenlenecek olan panelle ilgili yer tahsisinin yapılacağını duyuran Başkan Günaydın, “Sizlere çalışmalarınızda kolaylıklar diliyorum. Bitkisel ürünlerin daha bilinçli bir şekilde kullanılması için yapmayı düşündüğünüz paneli destekliyorum ve bu panelin devamı noktasında da yardımcı olalım. Belediye olarak ortak işbirliğine hazırız” dedi.

Eczacılar Odası Başkanı Garğın’ın ‘kan bağışı’ davetini de memnuniyetle karşılayan ve bu yılda kan bağışında bulunacağını ifade eden Başkan Günaydın, atıkların toplanması ve bertarafı noktasında da hassas olduklarını ifade etti. Günaydın, biyolojik kirlenme karşısında doğanın kısmen kendi kendisine bu kirlenmeyi çözebildiğini ancak, kimyasal kirlenmenin ise ciddi sıkıntılar oluşturduğuna dikkat çekti.

Belediye olarak tıbbi atıkların uygun şekilde toplandığını ve yine aynı şekilde yüksek ısı ile bir dizi uygulamalar sonrasında bertarafını yaptıklarını söyledi. Günaydın, “Çevre konusunda çok hassasız. Doğa ve çevreye karşı hepimizin duyarlı olması gerekiyor” ifadelerinde bulundu.

ECZACILAR, ANA OKULLARINA SAHİP ÇIKIYOR

e-Posta Yazdır PDF

Eczacılar, 190 öğrencisinin eğitim gördüğü Eczacılar Odası Ana Okulu'nu ziyaret etti, yılsonu sergisini gezdi.

Eczacı Odası Başkanı Ersun Özkan, yönetimi kurulu üyeleri ile sosyal faaliyet komisyonu 14 Mayıs Eczacılık Günü kutlamalarını,  Eczacılar Odası Ana Okulu ziyareti ile başlattı. Ana Okulunu her yıl ziyaret ederek öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılayan Eczacılar bu yıl 2 bisiklet ile 2 çocuk binek otomobili hediye etti.

Eczacı Odası Başkan Ersun Özkan, 2008 yılında Adan Eczacılar Odası Ana Okulu’nu Milli Eğitim camiasına kazandırdıklarını, ancak okulu teslim etmekle bırakmadıklarını belirterek, “Milli Eğitim ve Okul yönetimi ile her zaman irtibat halindeyiz. Her yıl okulumuzun ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyoruz. Adana Eczacılar Ana Okulu örnek eğitim kurumlarımızdan biri. Bu yıl da öğrencilerimize 2 bisiklet ve 2 adet çocuk otomobili hediye ettik. Eczacılar Günü etkinliklerimizde okulumuzu yönetim olarak ziyaret ediyoruz.” Şeklinde konuştu.

Adana Eczacılar Odası Ana Okulu yılsonu sergisi de İl Milli Eğitim Şube Müdürleri Cemal Akdemir,ş Abdülfettah Turgut, Okul Müdürü Erdal Gürçınar, Eczacı Odası Başkanı Ersun Özkan, tarafından açıldı. Sergide, anaokulu öğrencilerinin eğitim yılı süresince hazırladıkları çeşitli eserleri sergileniyor.
Adana Eczacı Odası başkan, yönetici ve üyeleri sosyal etkinlik kapsamında Real Cinemaksimumda oynayan “Yenilmezler” adlı filmi izledi.

İLAÇTA REKLAM PANELİ

Öte yandan, Eczacılık Günü etkinlikleri kapsamında 12 Mayıs Cumartesi günü saat 13.00’te Seyhan Oteli’nde  Eczacı Muhittin Zeyneloğlu’nun yöneteceği “İlaçta Reklam” konulu panel düzenlendi. Panele Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Dr. Saim Kerman, Türk Eczacıları Birliği Başkanı Erdoğan Çolak, Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi Başkanı Dr. Eriş Bilaloğlu, Abdi İlaç Yönetim Kurulu Başkanı Nezih Barut, A.Ü İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü, Reklamcılık ve Tanıtım Ana Bilim Dalından Deniz Sezgin konuşmacı olarak katılacak.

ASPİRİN PAHALI İLAÇLAR KADAR ETKİLİ

e-Posta Yazdır PDF

Araştırmacılar, hastaların yüzde 75’i için Aspirin’in mi yoksa pahalı bir ilaç olan Warfarin’in mi daha etkili olduğuna karar vermenin mümkün olmadığını söyledi.

Yeni bir araştırma, Asprin’in kalp hastalarının tedavisinde pahalı ilaçlar kadar etkili olduğunu gösterirken, araştırmacılar, hastaların yüzde 75’i için Aspirin’in mi yoksa pahalı bir ilaç olan Warfarin’in mi daha etkili olduğuna karar vermenin mümkün olmadığını söyledi.

Araştırmacılar, Asprin’in kalp hastalarının tedavisinde pahalı ilaçlar kadar etkili olduğu savunarak, hastaların yüzde 75’i için Aspirin’in mi yoksa pahalı bir ilaç olan Warfarin’in mi daha etkili olduğuna karar vermenin mümkün olmadığını söyledi.

New England Journal of Medicine’de yayınlanan ve 2 binden fazla hasta üzerine yapılan bir araştırmada Aspirin’in, kalp hastalarına sık sık verilen Warfarin kadar etkili olduğu belirtilirken, araştırmacılar hastaların yüzde 75’i için Aspirin’in mi yoksa Warfarin’in mi daha etkili olduğunu karar vermenin mümkün olmadığını söyledi.

Araştırma, iki ilacın da kendilerine göre zararları olduğunu ancak etkilerinin neredeyse aynı olduğunu ortaya koyarken, İngiliz kardiyologlar, Warfarin'in yan etkilerinin daha az olduğunu ifade etti.

BBC’nin yansıttığı araştırmada, kalp hastalığı olan hastaların kalp krizi geçirme risklerinin azaltılması için ilaç kullandığı belirtilerek, Aspirin ve Warfarin gibi ilaçlar kanı sulandırarak bir kan pıhtısının kalp krizine neden olma riskini azalttığına dikkat çekildi.

Araştırmada, Warfarin alan hastaların, felç geçirme riskinin daha az olduğu ancak Warfarin’in durdurulamayan kanamalara neden olabildiği ancak bu yan etkilerin oldukça nadir görüldüğü kaydedildi.

-“TERCİH ASPRİN’DEN YANA OLMALI”-
Uzmanlar, Aspirin'den çok daha pahalı olan Warfarin'in kullanılması için geçerli bir sebep olmadığı görüşünü savunurken, araştırma ekibinin başındaki Colombia Üniversitesi'nden Dr Shunichi Homma, "Risk ve faydalar birbirine bu kadar yakınken hasta ve doktorlar hangi ilacı kullanmak istediklerine kendileri karar verebilirler. Ancak Aspirin'in çok daha ucuz olduğu düşünülürse bence tercih Asprin'den yana olmalı” dedi.

Ancak British Society for Heart Failure'den Dr Andrew Clark, “Bu araştırma Warfarin'in felç riskini azaltırken kanama riskini artırdığını gösteriyor. İki ilaç arasında karar verilirken bu iki yan etkiden hangisinin hasta için daha tehlikeli olduğu göz önünde bulundurulmalı. Her hasta için ayrı bir karar verilmeli” ifadelerini kullandı.

The British Heart Foundation ise, iki ilacın da artı ve eksileri olduğunu ancak bir ilacın ötekinden daha iyi olduğunu söylemenin mümkün olmadığını belirtirken, Kardiyoloji hemşiresi Ellen Mason, "Bu araştırma hastalara ilaçlarını seçme konusunda büyük özgürlük verdi" dedi.

Sayfa 1 / 97

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  7 
  •  8 
  •  9 
  •  10 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »