18 Mayıs 2012 Cuma

Son Güncelleme04:53:03 AM GMT

BURADASINIZ DERGİ ECZACI DERGİSİ

ECZACI DERGİSİ

ARTIK ÜRÜN TANITIMLARINI VE KAMPANYA DUYURULARINI BEDAVA OKUMAYIN

e-Posta Yazdır PDF

Eczacılara kayıplarını telafi etme fırsatı

 

İlaç fiyatlarındaki düşüşler ve ticari ıskontoların kaldırılması sebebiyle oluşan kar kayıplarını Eczane Fırsatları Sistemi ile zaman içinde karşılayabilmek mümkün. Sisteme dahil olan eczacılar, günlük olarak sunulan fırsatları takip ederek avantajlı ürünler alıyor.

Çağ Tanıtım ve Yazılım Ltd Şti, farklı sektörlerde başarıyla uygulanan günlük fırsat sistemini ilaç ve eczacılık sektörüne uyarladı. Sektörün en iyi dergisi Eczacı Dergisi'nin ve Türkiye'nin en çok satan dergisi BizimEczacı Dergisi'nin sahibi Çağrı Destek ve Yayıncılık Hizmetleri A.Ş. ve Türkiye'nin ilk farmasötik bakım uygulaması Ecza Takip sisteminin sahibi Çağdaş Eczacılık ve Yazılım Hizmetleri ortak kuruluşu olan sistem eczacılara yeni ve farklı fırsatlar sunuyor. Firmanın www.eczanefirsatlari.com adresi üzerinden sadece eczacılara yönelik olarak sunduğu fırsatlar, eczacılara çeşitli avantajlar ve hediyeler sunuyor. Son yıllarda ilaç fiyatlarındaki düşüşler ve ticari ıskontolar nedeniyle ciroları ve karları azalan eczacılara yeni bir gelir alanı yaratan sistem, kişisel şifre ile sadece eczacılar tarafından görülebiliyor. 

IPAD KAZANMA ŞANSI

Eczacılar sistemin günlük olarak sunduğu fırsatları sisteme kayıt olurken verdikleri e-mail adreslerine gelen düzenli maillerle takip edebiliyorlar. Eczacı, her baktığı ve okuduğu mail için 10 puan, verdiği sipariş üzerinden de yüzde 5 oranında ekstra puan kazanıyor. Sistemde toplanan puanlarla eczacılar, Ipad, karekod okuyucu, digital kayar yazı tabelası gibi hediyeler kazanabiliyorlar. Dileyen eczacılar, bu puanlarını ürün alırken MF olarak avantaja dönüştürebiliyor. Eczacıların belirli bir süre zarfında sunulan fırsatlardan yararlanabilmek için sistem üzerinden sipariş vermesi gerekiyor. Sunulan cazip fırsatlarla gereksiz sipariş veren eczacı daha çok mal fazlası veya indirim avantajlarından yararlanıyor. 

Sisteme dair sorularımızı yanıtlayan Eczacı Dergisi İmtiyaz Sahibi ve www.eczanefirsatlari.com sisteminin Çağ Tanıtım ve Yazılım Şirketi’nin Genel Müdürü Çetin Öztürk, amaçlarının gelişen teknoloji ve iletişim araçlarını kullanarak, ilaç ve eczacılık sektörüne faydalı projeler sunmak olduğunu söyledi. Bu projenin ilaç ve eczacılıksektöründe uygulanandiğer fırsat sistemlerinden daha ciddi ve daha güvenlibi uygulama  olduğunu belirten Öztürk, “Eczacılar artık ürün tanıtımlarını ve kampanya duyurularını bedava okumayacak, ekstra kazandıkları puanlar sayesinde kurasız çekilişsiz hediyeler kazanacak. Eczacı son yıllarda kaybettiği karlılığını geri kazanma imkanı bulacaktır” dedi. 

PUANLA ÜRÜN ALINABİLİR

Öztürk, firmaların ürün tanıtımlarını ve kampanya duyurularını eczanelere e-posta ile ulaştıran ve sipariş toplayan bu sisteme eczane haricinde kayıt ve girişin yapılamadığını kaydedererek, “Sisteme kayıt olmak ve kullanmak eczaneler için tamamıyla ücretsizdir. Eczacı okuduğu her e-postadan ve siparişten puan kazanıyor, daha sonra bu puanlarıyla hediyeler kazanıyor. Hediyeler arasında Ipad ve karekod okuyucu gibi eczanelerin ihtiyaç duygu ürünler bulunuyor. Ayrıca eczacılara zaman zaman sadece puanlarıyla alabilecekleri ürünler de sunulacak” diye konuştu. Öztürk, sistemde siparişlerin nasıl alındığını şu sözlerle anlattı: “Toplanan siparişler firma tarafından eczacıya teyit ettirilir. Firma eczanenin çalıştığı ilaç dağıtım kanalına siparişi bildirir. Dağıtım kanalı ise sistemin sunduğu fırsata uygun bir şekilde ürünü eczacıya fatura ile teslim eder. Örneğin, sistem depoda 5+1 olan bir ürünü firma ile yaptığı özel anlaşma sayesinde 10+3 olarak verebilmektedir. Dağıtım kanallarında 50+15 olan bir ürün sistemde daha çok eczaneye hitap eder şekilde  5+1 olarak sunulmaktadır. Fırsatlar firma ile yapılan özel anlaşma gereği tıpkı ticari ıskontoda olduğu gibi eczacı adına özel iskontolar alınır ve eczacıya puan olarak yansıtılır. Bu oran demin de bahsettiğim gibi mailin okunması ve siparişin verilmesiyle sağlanır ve kazanç oranı yüzde 5 seviyelerindedir.” 

Vaktinizi harcamayın

Eczane fırsatlarının özelliğinin sunulan fırsatların süreli olması olduğunu ve genelde 24 saat süre için geçer olduğunu dile getiren Öztürk, şöyle devam etti: “Bu sebeple firmaların depodan sunduğu imkanlardan daha iyi fırsatlar verilebilmektedir. Sistemde eczanede bulunan tüm ürünlerin zaman içinde yer almasını hedeflemekteyiz. İleriki dönemlerde ise eczacının eczanede kullandığı sarf ürünlerine kadar farklı ürünler de sisteme dahil edilecektir. Amacımız başta da belirttiğim gibi eczacının ticari kayıplarını telafi edebilmektir. Bu konuda eczacıların bu sisteme üye olacaklarına ve sahip çıkacaklarına inancım tamdır. Çünkü çağrı merkezi elamanlarımızın yaptığı görüşmeler kayıt altına alınmaktadır. Yapılan bu görüşmelerde sisteme üyeliği kabul etme oranı yüzde 76’tir. Yapılan bu görüşmelerde yüz yüze görüşme olmamasına ve sektörde örneği olmayan yeni bir sistem olmasına rağmen bu kabul oranı büyük bir başarıdır. Sonuç olarak bu oran toplamda 18 bini aşkın www.eczanefırsatlari.com sitesi üyesi eczane anlamına gelmektedir. Sistem her gün herhangi bir fırsat ve haber duyurusuyla 20 bin eczaneye ulaşacak şekilde hazırlanmıştır. Sistemde kesinlikle üye olmayan eczacılara spam mail gönderilmemektedir. Firma elemanlarının eczacının çok değerli vaktini almasını önlemek amacıyla sadece sizin müsait olduğu anlarda ve isteklerine bağlı olarak ürünlerle ilgili duyuruları takip etmeleri hedeflenmektedir.

Firmalara da YENİ FIRSATLAR

Eczane Firsatları sisteminde yer almanız için nedenleriniz;

Piyasaya yeni çıkan bir ürününüz mü var?

l 3G veritabanımız (Geniş, güncel, güvenilir) ile sizlere hemen eczanelere ulaşma imkanı sunuyoruz. Üstelik sadece okunan tanıtımlarınız için ödeme yapıyorsunuz. Biz yardımcı olabiliriz.

l Duyurmanız gereken bir kampanyanız mı var? 

Biz hemen duyurabiliriz.

l Nasıl kampanya oluşturacağınızı bilmiyor musunuz?

Biz eczanelerin talep ve ihtiyaçlarını sizin için ölçümleyebilir, kampanya oluşturmanıza yardımcı olabiliriz.

l Ürününüz ile ilgili anket ve ölçümleme çalışması mı yapmak istiyorsunuz?

Hedeflediğiniz eczanelere bu çalışmayı yapabiliriz.

Dönem sonu kota baskısına girmeden planladığımız kampanya şartları ile eczanelere fırsatlar sunabilir, hep birlikte kazanabilirsiniz. EczaneFırsatları'nda yerinizi ayırtmak ve hangi tarihlerin müsait olduğunu öğrenmek için Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir adresine mail atabilir ulaşabilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

EczaneFIRSATLARI nedir?

Eczane sektörüne özel ilan ve kampanya duyuruları yapan Türkiye'nin ilk ve tek fırsat sitesiyiz.

Nasıl çalışıyor? 

Üyelik formu ile bildirdiğiniz e-posta adresinize gelen ilanları ve fırsatları takip ederek puanlar toplayabilirsiniz.

Hangi fırsatları sunuyorsunuz?

Size gönderdiğimiz e-postaları okudukça ve fırsatlardan sipariş verdikçe puanlar toplayacaksınız. Biriktirdiğiniz puanlar ile hediyeler kazanacaksınız.

Nasıl üye olabilirim?

Üye ol linkine tıkladığınızda karşınıza gelen formu yazıcıdan çıkartıp okunaklı bir şekilde doldurmanız gerekiyor. Doldurduğunuz formu kaşe ve imzanız ile bize faksladığınızda üyeliğiniz aktif hale gelecek ve hesabınıza 100 Puan yüklenecektir. Elektronik ortamda üyelik başvurusu almıyoruz.

Üyelik neden bu kadar zor?

Aslında çok zor değil ama güvenliğiniz için bu gerekiyor. Çünkü eczaneler dışında gelen başvuruları kabul etmiyoruz. Ayrıca ilaç ile ilgili duyuruların sağlık uzmanları dışında gönderilmesi yasak. Bu şekilde hem sizi hem de size ilan gönderen ilaç şirketini yasa dışı gönderilerden koruyoruz.

Üyelik ücretli mi?

Hayır. Kesinlikle ücretsiz bir uygulamadır. Üstelik firmalardan aldığımız ilan ve tanıtım ücretini sizlerle paylaşıyoruz. Size Puan dağıtıyoruz.

Neden puan dağıtıyorsunuz?

Çünkü size gönderdiğimiz ilanları okuyarak vakit harcıyorsunuz. Biz de gönderdiğimiz ilanların daha çok eczanede okunmasını ve ilan verenin daha geniş kitlelere ulaşmasını hedefliyoruz. Sonuçta hepimiz kazanıyoruz.

Üyeliğimi nasıl iptal ederim?

Çok kolay. Size gelen e-postalardan birinde bunu belirtmeniz yeterli. Üyelikten çıkmak isterseniz gönderdiğimiz e-postanın en altında 'üyelikten çıkmak istiyorum' linkine tıklayabilirsiniz.

Kampanyalar gerçekten avantajlı mı?

Firmaların eczanelere avantajlı kampanyalar sunması için çalışıyoruz. Firmaları bu konuda ikna etmek ve daha fazla avantajlı kampanyalar oluşturmak sizin elinizde. EczaneFIRSATLARI 'nı ne kadar fazla kullanırsanız, bizim firmalar ile pazarlık yapma şansımız da o kadar artar.

Kampanyalardan sipariş verebilir miyim?

Evet. 'Sipariş Ver' linkine tıklayarak hemen kampanya siparişi verebilirsiniz.

Siparişleri kim gönderiyor?

Siparişleriniz çalıştığınız depodan gönderilir. Bunu; firma mümessiline sipariş veriyor gibi düşünebilirsiniz. O yüzden sistemimizde para alış-verişi olmamaktadır. Bu nedenle de oldukça güvenlidir.

Siparişlerden puan kazanabilir miyim?

Evet. Sipariş tutarına göre ekstra puan kazanırsınız.

Puan nedir?

EczaneFIRSATLARI 'nda hediye kazanmak için biriktirdikleriniz Puan'dır. 

100 Puan = 1 TL dir veya 1 Kuruş = 1 Puan'dır

Nasıl hediye kazanırım?

Puanınız karşılığında hediyeler linkinden istediğiniz hediyeyi seçebilirsiniz. Hediyeniz adresinize ücretsiz gönderilecektir.

GELECEĞİN E-HALİ 23 MART'TA İSTANBUL'DA

e-Posta Yazdır PDF
(1 oy, ortalama 1.00 de 5)

Pharmetic Girişimci Eczacılar Derneği (PGED), 23-25 Mart 2012 tarihleri arasında İstanbul’da “Geleceğin E Hali – En Büyük Eczacılık Buluşması” adıyla bir etkinlik düzenliyor.

 

Pharmetic Girişimci Eczacılar Derneği (PGED), 23-25 Mart 2012 tarihleri arasında İstanbul’da “Geleceğin E Hali – En Büyük Eczacılık Buluşması” adıyla bir etkinlik düzenliyor. Özellikle daha sağlıklı bir yaşam için tüm sağlık sektörü bileşenlerinin gelecekte üstleneceği roller, sorumluluklar, koruyucu ve danışman eczacılık, ele alınacak. İlaç, dermokozmetik, OTC ve kişisel bakım kategorilerinin yönetimi gibi konularla ilgili uygulamalı eğitimler gerçekleştirilecek. “İlaç Gibi Sohbetler” bölümünde ise akılcı ilaç kullanımı, tamamlayıcı ilaç desteklerinin eczanedeki önemi ve rolü, devletin ilaç politikalarına eczacının nasıl destek olabileceği, ilaç tüketiminin optimize edilmesi, sağlık sektörünün geleceği ve sağlıkta eczanenin yeri, bitkisel destekler gibi hayati konular tartışılacak. Sohbetlerde sektör firmalarından, kurumlarından ve kamu kuruluşlarından katılacak önemli konuklar gündem yaratacaklar.

267 İLAÇTA ISKONTOLAR KALDIRILDI

e-Posta Yazdır PDF

İlaç fiyatlarında yapılan ıskontolardan sonra yaşanan sorunlar, SGK’ya başta kanser ilaçları olmak üzere bazı ilaçlardaki ıskontoları kaldırma kararı aldırdı.

 

Bir süre önce 125 ilacın kamu kurum ıskontosunda eskiye dönülmesi kararı alan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 142 ilaçta da aynı uygulamaya gidilmesine karar verdi. Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürü Murat Karaşen, ilaç firmalarının, ıskonto oranlarının yüksek olması gerekçesiyle kendilerine birkaç kez başvuruda bulunduğunu hatırlatarak, son olarak 300 ilaç hakkında yapılan talep üzerine Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu’nun konuyu tekrar değerlendirdiğini söyledi. Komisyonun, çoğu kanser ve kan ilacı olan 142 ilacın yüzde 7,5 oranındaki son kamu kurum ıskontolarının kaldırılarak, bu ilaçların ıskonto oranlarında eskiye dönülmesi kararı aldığını ifade eden Karaşen, ‘Söz konusu 142 ilacın çoğunun fiyatı çok düşük. Bu ilaçların muadili bulunmuyor. Bu nedenle bu ilaçların piyasadan çekilmesi durumunda vatandaşların mağdur olması söz konusu olabilir. Bunu dikkate alarak 300 ilaç hakkında titizlikle yapılan inceleme sonucunda 142 ilacın kamu kurum ıskontosunda eskiye dönülmesi kararı alındı. Düzenlemeyle hastaların sağlığını olumsuz etkileyecek, mağduriyetine sebebiyet verecek bir sıkıntı yaşanmasının önüne geçildi” dedi.

1.1 MİLYAR TL AŞILDI

SGK ile ilaç sektörü arasında ilaç harcamasının sürdürülemez bir boyuta ulaşması nedeniyle 2009'da global bütçe anlaşması yapılmıştı. Bu anlaşma çerçevesinde ilaç harcamaları için 2010'da 14,6 milyar lira, 2011'de 15,5 milyar lira, 2012'de de 16,6 milyar lira bütçe ayrıldı. 2010 ve 2011'de 1,1 milyar lira global bütçeden aşım olması üzerine konu, Ekonomik Koordinasyon Kurulu’nda değerlendirildi ve 4 tedbir alındı. Bu kapsamda yüzde 32,5 olarak uygulanan ıskontoya, 17 Kasım'da yüzde 7,5 ilave edildi. Iskontoların artırılmasının ardından sektör temsilcileri, bazı kanser, kalp, şeker ve anestezi ilaçlarıyla ilgili sıkıntılar yaşadıklarını ve 450 ilaçta ıskontoların fazla geldiğini, kur farkı nedeniyle zarara uğradıklarını SGK'ya iletti. Söz konusu 450 ilaç hakkında değerlendirme yaparak bunlardan 125'inde yüzde 7,5 oranındaki kamu kurum ıskontolarının kaldırılmasına karar vermişti. SGK’nın toplam 267 ilaçta iskontodan vazgeçmesi 1 milyar 350 milyon liralık tasarrufun önemli bir kısmından da vazgeçmesini beraberinde getirdi. Eczacılar ise son kararlara ilişkin tebliğin kendilerine ulaşmadığı için bir süre hastalardan fark istemek zorunda kaldı. 

YIKIMA DUR DE!

e-Posta Yazdır PDF

Eczacı odalarının desteğiyle İstanbul Kadıköy Meydanı'nda “YIKIMA DUR DE” adıyla miting düzenleyen İstanbul Eczacı Odası, eczacıların sorunlarına dikkat çekerek, çözüm talebinde bulundu.

 Türkiye genelindeki çeşitli illerden gelen eczacılar, ilaç ve eczacılık alanındaki politikaları protesto için İstanbul Kadıköy İskele Meydanı'nda "Yıkıma Dur De" mitingi düzenledi. İstanbul Eczacı Odası önderliğinde bir araya gelen ve beyaz önlük giyen eczacılar, düdük ve vuvuzela çalarak, alkışlar eşliğinde Tıbbiye Caddesi'nden İskele Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti. Oda başkanları kortejin önünde kol kola girerek yürürken, motosiklet üzerinde elinde "Muayene ücretinin eczanede işi ne?" yazılı döviz taşıyan iki kadın eczacı, dikkat çekti. Yürüyüş sırasında "Sağlık haktır, satılamaz", "Susma haykır, yıkıma hayır", "Susma sustukça sıra sana gelecek" sloganları atan eczacılar, "Sağlıkta özelleştirmeye hayır", "Sağlıkta yaşam hakkında sahip çık", "Enkaz altındayım, orada kimse yok mu?", “Hastayı ilaçsız, eczaneyi çaresiz bırakan AKP’ye hayır”, "İlaç fiyatı düşürülüyor, katılım payı artırılıyor" yazılı dövizleri taşıdı ve “Sağlık hakkı satılamaz”, “İlaç kurumu, sermayenin oyunu“, “Susma haykır, yıkıma hayır”, "Sağlık haktır, satılamaz", "Susma sustukça sıra sana gelecek" sloganları attı. Mitinge İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Taner Gören, CHP İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt, CHP Manisa Milletvekili Eczacı Özgür Özel de katılarak destek verdi. Mitinge katılan binlerce eczacıya, sektör çalışanları ve ailelerinden destek gelirken vatandaşlar da alkışlarıyla eczacıların yanında olduğunu gösterdi. 

MASALIN SONUNA GELDİ

Kitle Kadıköy İskele Meydanı'na ulaştığında eczacı odaları başkanları kürsüye çıkarak, meslektaşlarını selamladı. Kadıköy Meydanı’ndaki miting programında ilk sözü alan İstanbul Eczacı Odası Başkanı Semih Güngör, kendilerine yıllarca “sağlıkta dönüşüm” adı altında bir masal anlatıldığını söyledi. Masala başlarken eczacılara “Eczanelerinizi sigortalı hastalara açtık, size trilyonlarca kaynak aktarıyoruz” dendiğini anımsatan Güngör, hastalara ise “Artık ilaç kuyruklarında beklemeyeceksiniz, en yakın eczaneye gidip ilacınızı alacaksınız” dendiğini söyledi. Güngör, "Sağlıkta Devrim"in bir masal olduğunu hep söylediklerini ve gerçekleri anlatmak için yine bu meydanlarda çok buluştuklarını belirterek, “Tam 6 yıl boyunca bu masalla mesleğimizi elimizden almak istediklerini dile getirdik ve ‘mesleğimize sahip çıkacağız’ dedik. Tıpkı halkımızın ilaç hakkına sahip çıktığımız gibi. Adına İlaç Ve Tıbbi Cihaz Kurumu dedikleri bir kurumla, eczacının ilaçla bağının koparılacağını söyledik. Halkımızı uyardık. Eczanelerimizin yangın yeri olduğunu, giderek yıkıma sürüklendiğimizi belirttik. Yaşamak ve yaşatmak istediğimizi haykırdık. Hastalarımızın ilaca ulaşmasının giderek zorlaşacağını, artık parası olmayanın ilaç hakkından mahrum kalacağını vurguladık” dedi. Bundan 5 yıl önce de yine aynı meydanda "Bu masala inanmayın" dediklerini kaydeden Güngör, “Biz hep gerçekleri dile getirdik. Gerçeklere kulaklarını tıkayanlara karşı yılmadık, onurumuzla ayakta kaldık, direndik ve yıllarca eczanelerimizde özveriyle ilaç hizmetini sürdürdük. Şimdi bize ‘Yetmez’ diyorlar! ‘Uğradığınız bu kadar zarar yetmez! Eczaneleriniz iflas ediyormuş, bize ne, biz bildiğimiz yoldan gideriz’ diyorlar. Artık masalın sonuna gelmiş bulunuyoruz!” diye konuştu.

KÖLELİK SÖZLEŞMESİ

Güngör, Kanun Hükmünde Kararnameyle İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu kurulduğunu ifade ederek şöyle devam etti: “İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü tasfiye edildi. Artık ilaçla ilgili bütün düzenlemeler, içinde "eczacı"nın adının dahi geçmediği bu kurum tarafından yapılacak. İlaç üzerindeki devlet sorumluluğu kaldırıldı. Bu sorumluluk, şirketlerin bağışlarıyla gelir elde edecek bu kuruma verildi. Sağlık Meslekleri Kurulu getirildi. Meslek örgütlerimizin yetkileri bu kurula devrediliyor. Kamu Hastane Birlikleri kuruldu. Devlet hastanelerindeki ilaç hizmeti de artık işletmelere devredilebilecek. Üç ay önce çıkarılan İlaç Fiyat Kararnamesi ve Sağlık Uygulama Tebliği ile eczanelerimizde tarihimizin en ağır ekonomik yıkımı yaratıldı. Muayene ücretleri ve katılım payları fahiş miktarda artırıldı. Artık hastadan reçetedeki ilaç miktarı kadar para alınacak. Üstelik bu parayı 10 katına kadar artırma yetkisi Sosyal Güvenlik Kurumu'na verildi. Bugün Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türk Eczacıları Birliği arasında süren yeni ilaç alım protokolü görüşmelerinde bize yeni bir Kölelik Sözleşmesi dayatılıyor. Mesleki onurumuzu ayaklar altına alan şartlar önümüze konuluyor. Arkadaşlar bu masal artık sona ermiştir! Artık herkesin gerçekleri görmesinin ve konuşmasının zamanı gelmiştir.” 

GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ

Sözlerini “Masal bitti, gerçeklerle baş başayız” diyerek sürdüren Güngör, eczacının direnişinin yeniden başladığını belirtti. Güngör, sağlık hakkının bu masallarla ellerinden alınmasına izin vermeyeceklerini belirterek, şunları söyledi: “Biz insanız, biz bu ülkenin yurttaşlarıyız. Masallara karnımız tok bizim! En temel hakkımızı istiyoruz! Sağlık hakkımızı istiyoruz. Sağlık emekçisiyiz, emeğimizin karşılığını istiyoruz. Eczacıyız, meslek hakkımızı istiyoruz. Eczanelerimizin uğradığı kayıpların karşılanmasını istiyoruz. 6197 sayılı yasa taslağımızın bir an önce yasalaşmasını istiyoruz. Yaşamak yaşatmak istiyoruz! Mesleğimizi ve biz eczacıları yok etmeye çalışan anlayışa karşı bugün bir kez daha, tüm gücümüzle karşı çıkmanın tam zamanıdır. Ortak aklımız olan meslek örgütlerimize güveniyoruz. Artık masallarla uyutulmak istemeyen halkımıza güveniyoruz. SGK'nın dayattığı kölelik sözleşmesini yırtıp atacağız! Eczanelerimizdeki yıkımı durduracağız! Mesleki saygınlığımızı ve halkımızın ilaç hakkını yeniden söke söke alacağız. Bu kara tabloyu tersine çevirecek güneşli güzel günleri, biz kendi ellerimizle kuracağız. Güzel günler göreceğiz arkadaşlar!”

MİTİNGE KATILAN BAZI İSİMLER

Güngör'ün ardından diğer odaların temsilcileri de kısa birer konuşma yaptı. Miting, Grup Hayalci'nin müzik dinletisi ile sona erdi. İstanbul Eczacı Odası’nın önderliğinde yapılan “Yıkıma Dur De” mitingine eczacıların yanı sıra sektörden de destek verenler oldu. Bazı ecza depolarının yanı sıra ilaç dağıtım kooperatifleri ve eczane teknisyenlerinin dernekleri de eczacıların yanında yer aldı. Mitinge katılanlar: arasında Samsun Eczacı Odası Başkanı Onur Ferhat Karacan, Bursa Eczacı Odası Başkanı Kubilay Aydın, Eskişehir Eczacı Odası Başkanı Yücel Yenilmez, Antalya Eczacı Odası Başkanı Kerem Zabun, Diyarbakır Eczacı Odası Başkanı Ferhat Değer, Isparta Eczacı Odası Başkanı Saygın Garğın, Trabzon Eczacı Odası Başkanı S. Tekin Çağlar, Mersin Eczacı Odası Başkanı Hüseyin Şimşek, Kastamonu Eczacı Odası Başkanı Ümran Pelenkoğlu, Hatay Eczacı Odası yöneticileri, Balıkesir Eczacı Odası Başkanı Adil Tosuner, Kocaeli Eczacı Odası Başkanı Sinan Usta, Edirne Eczacı Odası Başkanı Cenk Kes, Kırklareli Eczacı Odası Başkanı Aytül Çiloğlu, Osmaniye Eczacı Odası Başkanı Zeki Özgen, Gaziantep Eczacı Odası Genel Sekreteri Filiz Pulgu, Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti eski üyesi Şerif Boyacı, Marmara Eczane Teknisyenleri Federasyonu Başkanı Ali Yalçın...

EDAK BOYACIGİLLER'İ BİR KEZ DAHA ANDI

e-Posta Yazdır PDF

EDAK Ecza Kooperatifi’nin kurucularından N. Işık Boyacıgiller İzmir’de meslektaşları tarafından düzenlenen törenle anıldı.

 

EDAK Ecza kooperatifi kurucularından Eczacı Nur Işık Boyacıgiller, ölümünün onikinci yılında E.Ü. Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleşen Ahmet Şerif İzgören’in sunduğu “Sizin Dükkân Torunlara Kalır mı?” semineri ile anıldı. TEB, oda ve kooperatif temsilcileri ile Boyacıgiller’in ailesinin katıldığı anma töreninde açış konuşmasını yapan EDAK Yönetim Kurulu Başkanı Eczacı Emre Bacanak, “30 Aralık 1999 tarihinde kaybettiğimiz Işık Ağabey’i özlemle anıyoruz” dedi. Bacanak konuşmasında, “Işık Ağabey’den mektup var” diyerek Boyacıgiller’in günümüz koşullarındaki eczacılığa ve kooperatifçiliğe bakışını ironik bir dille ortaklarıyla paylaştı. Konuşmaların ardından İzgören, “Sizin Dükkân Torunlara Kalır mı?” semineri ile “İşletmelerimizi yarınlara nasıl taşımalıyız?” sorusuna yanıt verdi.

ECZACI DERGİSİ ŞUBAT 2012

e-Posta Yazdır PDF
(1 oy, ortalama 5.00 de 5)

6          Aktarlar ve mevzuat / Adile Özdağ

8          Bağışıklık sistemi için destek besin takviyeleri /       Duygu Bakın

10        Eczanelerin Geleceği / Vecihi Özerdemli

BOŞ MU? DOLU MU?

e-Posta Yazdır PDF

Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türk Eczacıları Birliği arasında 1 Temmuz 2015’e kadar geçerli olacak İlaç Alım Protokolü imzalandı. Yeni protokole göre eczanelere reçete başına 25 kuruş ek ödeme yapılacak, yaklaşık 12 bin ezcane ıskontodan muaf tutulacak. Eczacıların muayene ücretlerinin eczanelerce tahsil edilmemesi ve kamu kurum ıskontosunun eczaneler üzerinden yapılmaması talepleri ise kabul görmedi. Reçete başına ödenecek 25 kuruş ile aylık ortalama 1000 reçete yapan bir eczane 250 TL ek ödeme alacak. Iskontodan muaf tutulan yaklaşık 12 bin eczane ise ayda ortalama 500 TL ödemekten kurtulacak. Bunların yanında eczacılar, kamu kurum ıskontolarının taşıma zararını göğüslemek ve muayene katılım paylarını tahsil etmeye devam edecek.

 

Türk Eczacıları Birliği (TEB) ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) arasında 19 Ocak 2009 tarihinde imzalanarak 01 Şubat 2009 tarihinde yürürlüğe giren 3 yıl süreli protokolün yürürlük süresi 1 Şubat 2012 günü doldu. Protokol bitmeden önce TEB ve SGK arasında 30 Aralık 2011 günü başlayan görüşmeler, protokolün bitimine birkaç gün kala tıkandı. Protokoldeki bazı maddelerde uzlaşma sağlanırken bazı maddelerde ise anlaşılamadı ve SGK’nın bağlı olduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik nezdinde girişimlerde bulunuldu. 27 ve 30 Ocak günlerinde yapılan görüşmeler Çelik tarafından, Bakanlar Kurulu’na taşındıktan sonra çözüme doğru adımlar atılmaya başlandı.  1 Şubat günü SGK ile eczacılar arasında ocak ayı sonu itibariyle sona eren ilaç alım protokolü için Bakan Çelik başkanlığında yapılan görüşmeler olumlu sonuçlandı. İlaç hizmetinin durması ve hastaların ilaca erişiminin zorlaşması anlamına gelen sorunun çözümüyle hastalar, hiç bir sorun yaşamadan ilaca erişebilecek. Eczanelerin sadece nakit satış yapmasına neden olacak olan sorunlar, günlerdir yapılan görüşmelerde çözülememiş son ana kadar görüşmeler sürmüştü. 1 Şubat günü TEB Merkez Heyeti ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, başkanlığında yapılan görüşmede anlaşmazlık bulunan madddelerde de mutabakata varıldı. Toplantıdan sonra Bakan Çelik, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı Fatih Acar ve TEB Merkez Heyeti Başkanı Erdoğan Çolak ortak bir basın toplantısı yaparak sonucu kamuoyuna açıkladı. 

Bakan Çelik, Bakanlığın Reşat Moralı salonunda SGK ile TEB arasında yapılan görüşmenin ardından, yaptığı açıklamada, vatandaşların ilaca erişiminde bundan önce olduğu gibi bundan sonra da bir sorun yaşanmayacağını söyledi. Yeni protokolün eczanelerin sıkıntılarını ortadan kaldırmaya dönük ciddi anlamda yeni düzenlemeler içerdiğini ifade eden Çelik, eczanelerle kurum arasındaki aksayan ilişkilerin giderilmesi konusunda periyodik toplantıların gerçekleştirilmesi ve yaşanan sıkıntıların giderilmesi konusunda mutabakat olduğunu ifade etti. Bakan Çelik bir başka gazetecinin, hasta muayene katılım ücretlerinin eczanelerden tahsiline devam edilip edilmeyeceğini sorması üzerine, "Gerek eczacılar-Kurum, gerek sektör-eczacılar arasında sorunların sıfırlanmasını biz zaten beklemiyoruz. Bu mümkün de değil. Bu şartlar içerisinde mutlaka bazı sorunlar olacaktır. Onun için düzenli bir şekilde bir araya gelmeyi biz uygun buluyoruz. Yaşanan durumların etüt edilmesi açısından bu katılım paylarının alınmasına devam edilecek. Bu konuda da yine yoğun bir şekilde eczacılarımızın değerlendirmesi oldu. Zaten gördükleri bu hizmet dikkate alınarak bu protokol ele alındı ve değerlendirildi" cevabını verdi. Çelik, 25 kuruşluk reçete ücretinin SGK’nın mı yoksa vatandaşın mı ödeyeceği sorusuna ise “SGK” yanıtını verdi. 1 Temmuz 2015 gününe kadar geçerli olacak olan protokol, tashih çalışmalarının ardından 2 Şubat günü imzalanarak yürürlüğe girdi. Protokolün tam metnini dergimizin sitesinde bulabilirsiniz.

TEB Merkez Heyeti, protokole ilişkin yaptığı açıklamada, “Genel olarak, yapılan düzenleme ile ilk kez bir protokolde eczanelere, karşıladığı reçete başına sabit bir hizmet bedeli (25 kuruş) ödenmesine dair hüküm yer almıştır. Tarafımızdan, bu talebimizin karşılanması reçete başına sabit ücret ve meslek hakkı talebimizin gerçekleştirilmesinde önemli bir ilk adım olarak değerlendirilmektedir” dedi. TEB açıklamasında, protokol ile 600 bin TL’ye kadar ciro yapan yaklaşık 12 bin eczacının eczacı ıskontosundan muaf tutulduğunu belirterek, “Ayrıca reçete yönlendirme başta olmak üzere etik bozulmaları önleyen ve hasta sağlığını koruyan bir sistem olan sıralı dağıtım reçetelerinin de kapsamı genişletilmiş, yargı kararlarına uygun hale getirilmiş ve sistemin idaresi TEB’e bırakılmıştır” denildi.

SGK verilerine göre; 2010 yılında yaklaşık 307 milyon adet olan reçete sayısı 2011 yılında yüzde 20 civarında büyüyerek yaklaşık 370 milyon adet oldu. SGK, reçete başına 25 Kuruş ödeyerek eczanelere yıllık 90 milyon TL’yi aşkın para aktarımı yapacak. 

YENİ DÜZENLEMELER

SGK ile yaklaşık 2 bin eczanenin sözleşmelerinin feshi durduruldu,

Fesih işlemleri zorlaştırılarak, fesih süresi 2 yıldan 1 yıla indirildi,

Fesihler uygulanmadan önce uyarı şartı getirildi,

İtiraz edilen reçetelerin incelenmesinde eczacı odalarından bir üyenin katılımı sağlandı,

 İlk kez SGK'da İtiraz İnceleme Üst Komisyonu kurularak mutabakat sağlanamayan reçetelerin bir üst komisyonda incelenmesi imkânı getirildi

 Her 4 ayda bir SGK ile TEB arasında hizmet sunumu ile ilgili değerlendirme toplantıları yapılması kararlaştırıldı.

 

ECZANELERİN YILLIK HASILATINA GÖRE BELİRLENEN YENİ ECZANE ISKONTO ORANLARI

 

Yıllık hasılat                                 Eczane iskonto oranı

0-600 bin TL                                             yok 

600 bin TL - 900 bin TL                        yüzde 1 

900 bin TL - 1 milyon 500 bin TL         yüzde 2.5

1 milyon 500 bin TL ve üzeri             yüzde 3

 

Yeni ıskonto uygulaması ile yaklaşık 12 bin eczane yıllık cirosu 600 bin TL’nin altında olduğu için ıskontodan muaf tutuldu.

 

YENİ PROTOKOL UYGULAMALARI

 

 Kamu kurum iskontoları için takvim belirlenecek, ekim ayında konu yeniden görüşülecek.

 Muayene ücretleri yine eczanelerde alınacak.

 1 Mart’tan itibaren eczanelere 25 Kuruş ödeme yapılacak.

 Eczane ıskonto oranlarında indirim yapıldı. Bazı eczeneler muaf tutuldu.

ECZ. NACİ DOĞAN FOTOĞRAF YARIŞMASI'NIN KAZANANLARI BELİRLENDİ

e-Posta Yazdır PDF

Bursa Eczacılar Kooperatifi’nin (BEK) kurulması için sarf ettiği çabalarla ölümsüzleşen Ecz. Naci Doğan’ı anmak adına gerçekleştirilen Ecz. Naci Doğan Fotoğraf Yarışması’nın sonuçları 21 Aralık’ta açıklandı.

Bu yıl ilk kez ulusal düzeyde yapılan, tüm sağlık sektörü mensupları ve eczacılık fakültesi öğrencilerine açık olarak düzenlenen yarışmada Ecz. Naci Doğan Özel Ödülü’nü kazanan Laboratuvar Teknisyeni Mustafa Gezer (Kocaeli), Nikon D7000 + 18/105 VR, Başarı Ödülü’nü kazanan Sağlık Memuru Arif Miletli (Bursa), Sağlık Memuru Hasan Yaşar (Konya) ve Farmasyon Özel Ödülü’nü kazanan Dr. Osman Önder (Bursa) ise birer iPhone 4 sahibi oldu. Ecz. Naci Doğan Özel Ödülü ve Başarı Ödüllerinin sahipleri, Türk Eczacıları Birliği Başkanı Ecz. Erdoğan Çolak, Tüm Eczacı Kooperatifleri Birliği Başkanı Ecz. Abdullah Özyiğit, Bursa Eczacı Odası Başkanı Ecz. Kubilay Aydın, BEK Yönetim Kurulu Başkanı Ecz. Ebubekir Beyri, Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü Başkanı Prof. Dr. Özer Kanburoğlu, AFIAP, Hon. FBPS Ecz. Reha Bilir, Fotoğraf Sanatçısı Dr. Ömer Yağlıdere, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emre İkizler’den oluşan yarışma jürisi tarafından belirlendi. “Dayanışma, Birlik ve Beraberlik” konulu fotoğrafların yollandığı yarışmaya katılan ve kazanan tüm eserler www.eczacinacidogan.com sitesinden görülebilir.

PHARMA POWER CONFERENCE ŞUBATTA 6. KEZ YAPILACAK

e-Posta Yazdır PDF

6. Pharma Power Conference ilaç ve eczacılık sektörünü şubat ayında buluşturuyor. Konferansta sektör paydaşları deneyimlerini paylaşıp bağlantılarını güçlendirecek.

 

İlaç ve eczacılık sektörünün önemli buluşma noktalarından biri haline gelen Pharma Power Conference, bu yıl altıncı kez düzenlenecek. Sheraton İstanbul Maslak Hotel’de 16 Şubat 2012’de yapılacak konferansta her yıl olduğu gibi sektörün önemli isimleri bir araya gelecek. Deneyim ve görüşlerini paylaşacak olan sektör paydaşları bağlantılarını güçlendirme fırsatı bulacağını söyleyen Konferans Başkanı Coşkun Çoroğlu, “Konferans katılımcılarımızın sektörün önemli isimleri ile bilgi ve deneyim alışverişinde bulunmasını, yönetim, pazarlama ve satış ilke ve teknikleri ile bunların uygulamaları hakkında bilgi sahibi olmalarını ve böylece sektörde fark yaratma fırsatını yakalamalarını hedefliyoruz” dedi. Çoroğlu, dergimizin konferansa ilişkin sorularını yanıtladı. 

Pharma Power Conference, hakkında bilgi verir misiniz?

6. Pharma Power Conference 16 Şubat 2012, Sheraton İstanbul Maslak Hotel’de gerçekleşecek. Tüm ilaç ve sağlık dünyasını bir araya getiren, sektörün ve sektör çalışanlarının gelişimine ve ilerlemesine önemli katkılar sağlayan Pharma Power Conference, katılımcıları ve sponsorlarından aldığı destekle 5 yılını geride bıraktı. İkinci 5 yıllık evresinde bulunan konferansımız, kapsamlı içeriği, bilgilendirirken eğlendiren yapısı ve farklı etkinlikleri ile her yıl daha büyük katılımlarla gerçekleşiyor. Pharma Power Conference’da önemli ilaç ve sağlık şirketlerinin yönetim kurulu başkanları, CEO'ları, genel müdürleri ile diğer yöneticiler ve otoritelerden oluşan seçkin konuşmacılar bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaşıyor. Yönetim, liderlik, pazarlama, satış ve kişisel gelişim alanlarından özenle şeçilmiş konular ve uygulamalar, ilaç ve sağlık dünyasında kalıcı izler bırakmanın yollarını gösteriyor. Pharma Power Conference, her yıl yeni konu ve konuşmacılarıyla sunduğu eşsiz deneyimlerin yanı sıra, ilaç ve sağlık dünyası profesyonellerinden oluşan konferans katılımcılarıyla bir araya gelme ve bağlantıları güçlendirme imkânını da sağlıyor. 

Konu başlıkları neler olacak?

Sektöre Genel Bakış, Sektördeki Global Durum, Türkiye’deki Gelişmeler ve 2012 yılı Öngörüleri, Etkili Yönetim Uygulamaları ve Başarılı Yöneticilik, Sosyal Sorumluluk ve Sağlığa Yatırım, A’dan Z’ye Pazarlama ve Ürün Yönetimi, Sektöre Özel Satış Reçeteleri ve Müşteri Memnuniyeti, Sosyal Medya ve Dijital Pazarlama gibi birbirinden önemli konularımız var. 

Konferans ile hedeflenenler nelerdir?

Konferans katılımcılarımızın sektörün önemli isimleri ile bilgi ve deneyim alışverişinde bulunmasını, sektörle ilgili vizyoner bir bakış açısına sahip olmalarını, yönetim, pazarlama ve satış ilke ve teknikleri ile bunların uygulamaları hakkında bilgi sahibi olmalarını, kişisel gelişimle ilgili yenilikleri öğrenme, bilgi, beceri ve yaratıcı düşünme yeteneklerini geliştirme ve böylece sektörde fark yaratma fırsatını yakalamalarını hedefliyoruz. 

Konferansa katılacak isimler kimler olacak? 

Her yıl olduğu gibi bu yıl da sektörün önde gelen firmalarından çok önemli konuşmacılar bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaşacaklar. Erdoğan Çolak, Dr. Emin Fadıllıoğlu, Metin Özgüner, Mete Hüsemoğlu, Cüneyt Gedikli, Dr. Üstün Ezer, Dilek Mete, Özge Cömert, Pınar Rüstemoğlu, Evren Özlü, Aylin Tüzel, Erdal Bozdoğan, Prof. Dr. Murat Ferman, Hakan Ömer Gider, Selahattin Saygan, Kağan Keklik, Akın Aksekili, Beril Koparal Ayanoğlu, Bülent Becan, Mehveş Altun, Hakan Okay, Prof. Dr. Erdal Akalın, Prof. Dr. Mehtap Tatar, Prof. Dr. Yağız Üresin, Prof. Dr. İlker Kanzık.

Sektörel eğitimler ve toplantıların sektörün gelişimine katkısı nedir sizce?

Biz eğitim sektörünün önde gelen kuruluşlarından biri olarak eğitimin önemine ve gücüne inanıyoruz. Sektörel eğitimler çalışanların verimliliğini ve şirketlerine olan katma değerini artırdığı için bu da sektörün gelişimine olumlu yansımaktadır. Ancak her sektörde olduğu gibi eğitim sektöründe de çok sayıda firma var. Bu nedenle şirketlerin katılacakları konferansları ve eğitim alacakları firmaları belirlerken seçici olmaları gerekiyor. Aksi takdirde eğitime yaptıkları yatırımın karşılığını istedikleri ölçüde alamayabilirler. 

İSTANBUL ECZA KOOP SEYRANTEPE ŞUBESİ AÇILDI

e-Posta Yazdır PDF

İstanbul Ecza Koop’un en yeni hizmet noktası İstanbul Seyrantepe Şubesi’nin açılış kurdelesini kooperatif yöneticileri ve bölge eczacıları birlikte kesti.

İstanbul Ecza Koop’un İstanbul Seyrantepe Şubesi, düzenlenen bir kokteyl ile bölge eczacılarımıza tanıtıldı. Kooperatifin İstanbul’daki dokuzuncu hizmet noktası olarak faaliyete geçen Seyrantepe Şubesi’nin açılış kurdelesini, kooperatif yöneticileri ve bölge eczacıları birlikte kestiler. 3 Aralık 2012 Cumartesi günü Saat 17.00-20.00 saatleri arasında şube binasında gerçekleşen açılış kokteylinde bir araya gelen İstanbul Ecza Koop Yönetim Kurulu üyeleri, yöneticileri ve bölge eczacıları ile davetliler, ilaç ve eczacılık alanındaki son gelişmeler, bölgede yürütülen kooperatif çalışmaları ve yeni şubenin işleyişi konularını paylaşma olanağı buldular. İstanbul’un Şişli ilçe sınırları içinde 4. Levent’te kasım ayının ikinci yarısından itibaren hizmet vermeye başlayan Seyrantepe Şubesi’nin açılışı ile; İstanbul’un Haliç’ten Karadeniz’e kadar uzanan bölgesine hizmet veren İstanbul Ecza Koop Boğaziçi Şubesi’nin artan iş yükü ve yoğunluğunu azaltarak, bölgedeki kooperatif üyesi eczacılara daha hızlı ve kaliteli hizmet vermesi hedefleniyor. İstanbul Ecza Koop Seyrantepe Şubesi, Şişli 4. Levent’te bulunan 750 m2’lik kapalı alana sahip binasından, 30’u aşkın personeli ile ilk etapta 7 Rotada; İstinye, Tarabya, Ferahevler, Sarıyer, Ayazağa, Etiler, Levent, Bebek, Çeliktepe, Gültepe, Seyrantepe ve Şirintepe bölgelerine hizmet verecek.

SORUNLAR ÇÖZÜM BEKLİYOR

e-Posta Yazdır PDF

Vatandaşın ilaca erişimi konusunda sıkıntıların yaşandığı bir ortamda bazı adımlar atıldı ancak sorunlar çözülmedi. İlaç üreticileri ve eczacılar taleplerinin karşılanmadığını düşünürken, hükümet yetkilileri, atılan adımların yeterli olduğunu savunuyor.

Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Sağlık Uygulama Tebliği’nde yapılan değişiklik, yeni İlaç Fiyat Kararnamesi’nde Kasım 2011’de yapılan düzenlemeler ile sektörde başlayan kriz üzerinden geçen 2 aylık süreye rağmen çözelemedi. 2 Kasım 2011 tarihinde yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile “İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu” kuruldu. Bu kurumun yasası, eczacı örgütlerinin olumsuz görüşlerine rağmen, ilacı eczacıdan yasal olarak koparan ve ilacı metalaştıran bir formatta çıkarıldı. Yasalar ile kurulmuş meslek odalarının yetkilerini elinden alan “Sağlık Meslekleri Kurulu” oluşturuldu. Hastaneleri birer işletmeye çeviren ve kamu hastanelerinin özelleştirilmesini getirecek olan “Türkiye Kamu Hastane Birlikleri Kurumu” hayata geçirildi. RTÜK yasasında yapılan değişiklik ile reçetesiz ilaçlarda reklama izin verildi. Bu uygulama ile birçok ilaç kurumun ödeme kapsamından çıkarılacak ve vatandaş bu ilaçlara ancak kendi cebinden ödeyeceği yüksek bedeller ile ulaşabilecek. “Kamu Kurum Iskontosundaki” artış beş yıl öncesinde % 4 iken, son düzenleme ile bugün %41 gibi yüksek bir orana ulaştı. Önümüzdeki yıl kurum bu oranı % 60’lara çıkarmayı hedefliyor. İlaç firmaları, bu oranları veremeyeceklerini, ilaç fiyatlarının AB’nin en ucuz ilaç fiyatlarından %-53-65 kadar ucuz olduğunu belirtiyor.

Türk Eczacıları Birliği (TEB) Başkanı Erdoğan Çolak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in attıkları bazı adımlarla sorunların çözüldüğüne yönelik demeci üzerine basına yaptığı açıklamada, kamuoyuna ilaç krizinin aşıldığı şeklinde yansıtılan haberlerin doğru olmadığını açıkladı. Çolak, "söz konusu olan kısmî bir çözümdür. Bu çözümler ancak günü kurtarır" dedi. Kamu ilaç alımında ıskontoların yüzde 7,5 oranında artırılması ve fiyatların düşürülmesiyle başlayan "ilaç krizi" henüz çözülebilmiş değil. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile ilaç sektörü arasında yaşanan restleşmenin ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik bazı ilaçlarda indirimin geri alındığını açıklamış, bunun yanı sıra KDV indirimine de 'yeşil ışık' yakmıştı. Bu gelişmeler ise kamuoyuna "ilaç krizi aşıldı" şeklinde yansıtılmıştı. Ancak gerek ilaç firmaları, gerekse eczaneler, sektörün yaşadığı sorunların kalıcı bir çözüme kavuşmadığı konusunda hemfikir. Türk Eczacıları Birliği (TEB) Başkanı Erdoğan Çolak, "Söz konusu olan kısmî bir çözümdür. En nihayetinde, geri alınan indirimler belli kalemlerde gerçekleşmiş ve diğer kalemlerde belirlenen ıskonto oranları aynen devam etmektedir" dedi.

İndirim sadece 70 kalem İlacı etkiledi

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)'nın 17 Aralık tarihinden itibaren geçerli olacak biçimde bedeli ödenecek ilaçlar listesinde yaptığı düzenleme ile 300 ilacın kamu kurum ıskontosunda daha önce yapmış olduğu artırımı geri alarak ıskonto oranlarını düşürdüğünü, ancak bu düzenlemenin 5 Kasım Sağlık Uygulama Tebliği çerçevesinde kamu kurum ıskontosu uygulanan 341 kalem ilaçtan sadece 70'ini etkilediğini belirten Çolak şunları söyledi: "Bunun dışında 24 ilaç, firmalar tarafından karşılanmaya başlandığı için listeden çıkartılmıştır. Geri kalan 247 ilaç bakımından kamu kurum ıskontosu sorunu devam etmektedir. Dolayısıyla kamu kurum ıskontolarının eczaneler açısından meydana getirdiği stok zararları sorunu henüz tam anlamıyla giderilebilmiş değildir. Üstelik düzenleme yapılmayan ilaçlar arasında halk sağlığını yakından ilgilendiren HIV/AIDS ilaçlarının tamamı, büyüme hormonları, antiromatizmal ilaçlar, çok önemli kanser ilaçları, insülinler, antibiyotikler bulunmaktadır."

Çolak, "Bu durumun sürmesi halinde sorunun çözümü hiçbir zaman mümkün olamayacak, ancak kriz halinde kısmî ya da geçici tedbirlerle gün kurtarılmış olacaktır. Diğer yandan her zaman dillendirdiğimiz gibi salt tasarruf adına sağlıkta alınacak tedbirler bir süre sonra geniş halk sağlığı sorunlarına yol açacak, yaşadığımız son sürecin gayet açık biçimde gösterdiği gibi hastanın ilaca ulaşamama riski ortaya çıkacaktır. O nedenle yapısal düzlemde çözümler geliştirilmesi zorunludur" açıklamasında bulundu.

‘Eczacının durumu İyileştirilmeli’

Türkiye’de ilaç ve eczacılık hizmetlerinin bir süredir oldukça sancılı bir dönemden geçtiğini ifade eden TEB Genel Sekreteri Harun Kızılay ise eczacıların büyük bir basınç altında olduğunu kaydetti. Kızılay, son gelişmeden sonra 341 sorunlu ilaçta sorunun çözümleneceği bilgisi ve yapılan son uygulamalarda eczacının kamu ıskontosu artırımından kaynaklı stok zararının da SUT'a yazılacağını olumlu karşıladıklarını belirterek, “Geçtiğimiz yıl oluşan stok zararlarının telafisi 9 ay sonra ve yüzde 70'i ancak gerçekleşti. Bu sene de bu gecikmenin tekrarlanmamasını ve bir ay içerisinde telafisini bekliyoruz. Yapılacak düzenleme olumludur. Ancak eczacıların sorunu tam olarak çözülmemiştir çünkü eczacıların kamu kurum ıskontosu yükünü taşıması artık mümkün değildir” dedi. Kızılay, ilaç firmalarının devlete yapmakta olduğu ıskontoları eczacı üzerinden değil yeni bir model ile ilaç firması ile SGK arasında gerçekleşmesi gerektiğini kaydederek, şunları söyledi: “Eczacıların, yüzde 41 oranında olan bu ıskonto yükünü taşımasının sürdürülebilirliği kalmamıştır. İlaç firmaları bu süreçte sadece bunlarla yetinmemiş; eczacılara uygulamış oldukları artık teamül hale gelmiş ticarî ıskontoları birer birer sıfırlamaya başlamışlardır. Son dönemdeki düzenlemelerle yapılacak tasarruflar çerçevesinde eczacıların üzerinde ciddi bir yük oluştu. Biz, eczacılara da kutu başı 75 kuruşluk ekonomik bir iyileştirme talep ediyoruz."

İndirimin geri alınması sorunları çözmüyor

Piyasada bulunan ilaçların yüzde 12'sinin eczaneler tarafından hastalara zararına satıldığının altını çizen Tüm Ecza Kooperatifleri (TEKB) Başkanı Eczacı Adbullah Özyiğit, "Eczacılar hiç sorumluluğu olmadığı konuda hasta ile yüz yüze bırakılıyor" dedi. İlaçtaki devlet ve ilaç üreticileri arasındaki anlaşmazlığın olumsuz etkilerinin hastalara da yansıdığının altını çizen Özyiğit, bir yandan ilaç fiyat düşüşlerinin oluşturduğu kayıp ve oluşan stok zararlarının henüz karşılanmamış olması, öte yandan ilaç firmalarının sağladığı ticari ıskontoları geri çekmeleri eczane ekonomisi üzerinde büyük tehdit oluştururken buna ilave olarak eczacılar zararına ilaç satmak zorunda bırakılıyor” diye konuştu. Eczacıların, hiç sorumluluğu olmadığı konuda hasta ile yüz yüze bırakıldığının altını çizen Özyiğit,  şunları söyledi: “İlaç üreticilerinin devlete sağladığı ıskontonun eczane üzerinden yapılması bu sorunu oluşturmaktadır. İlaçta tek alıcı durumunda olan SGK, işleri ben yaptım oldu mantığında yürütmektedir. Protokolde konu görüşülür dendiği halde bu kararın tek taraflı alındığı anlaşılıyor. Ancak burada eczacının hiç sorumluluğu yokken faturayı eczacı ödüyor. Kamuoyunda 350 ilacın kamu kurum ıskontosu uygulanmayınca, bütün dikkatler bu noktaya çekildi ve sanki bu sorun çözülürse her şey günlük gülistanlık olacak imajı yaratıldı, ancak öyle olmayacak. Sorun eczacılığın tarihi boyunca yaşadığı en üst seviyededir. Global bütçe mantığı artık çözüm olmamaktadır. Sektörde yılbaşına kadar 3000 kişi işsiz. Bu uygulamaların sonunda eczane, depo ve üretim alanından yeni katılımlarla işsizlik 5000'i bulacaktır. İlaç fiyat kararnamesinin uygulanması kaçınılmaz." Eczanelerin SGK'ya ayrıca ıskonto yaptığını belirten Eczacı Abdullah Özyiğit, ilaç firmalarının da sağladıkları ıskontoyu direkt SGK'ya aktarabileceklerini ifade etti. Özyiğit'in çözüm önerisi ise şöyle: "Eczanede geçerli fiyat Sağlık Bakanlığı'nın fiyat beyannamesi olmalıdır. SGK, ilaç firmalarından alacağı ıskontoyu eczaneyi aradan çıkartarak almalıdır. Bunun için gerekli altyapı SGK'da var. Bu uygulamaya geçmek kaçınılmaz bir durum. Bu sorun aşıldığında eczacının sorunu bitmiş olmuyor. Eczane ekonomisine yönelik bir düzenleme olmaz ise birçok eczane yok olma süreci ile karşı karşıya kalacaktır."

AİFD: YETERLİ DEĞİL

Yaşanan sorunlar aslında eczaneler kaynaklı değil ancak arada olan yine eczacıya oluyor. Devlet ve firmalar arasındaki anlaşmazlıkta eczacı stok zararlarını göğüslemek durumunda bırakılıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından 16 Aralık 2011 tarihinde bazı ilaçlarda uygulanan kamu kurum ıskontolarının kaldırılması uygulaması üzerine bir açıklama yanan Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği, “SGK, 125 ilaca getirilen kamu ıskontosunu kaldırmaya karar vermiştir. Ayrıca, 100 ilaçla ilgili olarak yeni fiyat belirlenmesi için Sağlık Bakanlığı'na bildirim yapılmış ve 140 ilaçla ilgili de kamu kurumu ıskontosu veya fiyat düşüşünden sadece birinin uygulanması kararlaştırılmıştır” dedi. Bu gelişmelerin ilaç sektörü için olumlu olduğunu ancak sorunların çözümü için yeterli olmadığını kaydeden AİFD, kamuoyuna yansıyanın aksine, sektörün ve hastaların ilaca erişimini olumsuz etkileyen temel sorunların devam ettiğini kaydetti. Türk Lirası’nın euro karşısında yaklaşık % 25 değer kaybetmesine rağmen, döviz kurlarındaki artışın fiyatlara halen yansıtılmadığını belirten AİFD, açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Kamu, eczanede hastalar tarafından fark ödemesi yapılmasını gerektiren ıskontoların bir kısmını düzelttiği halde tamamını düzeltmemiştir. 10 Kasım 2011 tarihli Kararname ile yapılan fiyat düzenlemesini takiben 17 Aralık 2011 tarihli Sağlık Uygulama Tebliği ile de ilaç firmaları, fiyat düşüşleri nedeniyle eczane stoklarında meydana gelecek zararları ödemek zorunda bırakılmaktadır.” AİFD stok zararları hakkındaki görüşlerini ise şöyle açıkladı: “Sektörün birbirinden bağımsız üyeleri arasındaki özel hukuk ilişkilerini ilgilendiren hususlarda bu tür idari düzenlemeler yapılmasını, sektörün sağlıklı gelişimi için uygun bulmadığımızı belirtmek isteriz. Bu hususların firma, ecza depoları ve eczaneler arasındaki sözleşmelere göre Ticaret ve Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca ele alınması gerektiği düşünülmektedir. Bu düşünceyle, gerek Kararname gerekse Tebliğ ile hükme bağlanan bu uygulamanın düzeltilmesine yönelik ilgili süreç başlatılmıştır. Sektörümüz, eczacılarımızın mağdur edilmesine kesinlikle karşıdır. Ancak, bu mağduriyeti önlemenin yolu geriye dönük stok zararlarının devamlı olarak endüstri tarafından karşılanması değil, eczane stoklarının erimesi için makul bir süre öngörüp ilaç fiyatlarındaki düşüşün bu tarih sonunda yürürlüğe girmesini sağlayacak biçimde düzenleme yapılmasıdır.”

TEB’DEN AİFD’YE TEPKİ

AİFD’nin bu açıklaması eczacıların tepkisini çekti. Merkez Heyeti adına TEB’den yapılan açıklamada, AİFD’nin açıklamasına gösterilen tepki maddeler halinde açıklandı. AİFD’nin açıklamasındaki “Kamu, eczanede hastalar tarafından fark ödemesi yapılmasını gerektiren ıskontoların bir kısmını düzelttiği halde tamamını düzeltmemiştir” ifadesinin kabul edilemez olduğu belirtilen TEB açıklamasında, “AİFD olarak kamuya verdiğiniz taahhüde uymayıp belirlenen kamu kurum ıskontosu oranlarını uygulamayarak eczacıları zora soktuğunuz ve mağdur ettiğiniz yetmezmiş gibi hukuk devleti ilkelerinden bihaber biçimde hukuksuz olarak hastaların fark ödemesi gerektiğini ifade ediyorsunuz” denildi. Bugüne kadar, düzenlemeler nedeniyle eczane stoklarında oluşan zararın hiçbir zaman ilaç sektörü tarafından tam ve eksiksiz bir biçimde karşılanmadığı inkâr edilemeyecek bir gerçeklik olduğu belirtilen açıklamada, “Yıllarca, kapalı kapılar ardında kamuya verdiğiniz taahhütlerin sonucu olarak mağdur ettiğiniz eczacıların eczanelerinde oluşan stok zararlarını ödememek şeklindeki yaklaşımınız, meslek örgütümüz ve meslek örgütümüzün üyesi serbest eczacılık yapan 24.000 kişi tarafından hiçbir surette unutulmamıştır ve unutulmayacaktır” ifadelerine yer verildi.

‘STOK ERİTME DİYE BİR ŞEY YOK’

“Sizler, 2004 yılından bu yana Türk Eczacıları Birliği’nin içinde bulunmadığı pazarlık masalarında Sosyal Güvenlik Kurumu’na taahhütlerde bulunup şimdiye kadar kamu kurum ıskontosunun taşıma zararını eczacıya yüklediniz” denilen açıklama şöyle devam etti: “Bu konuda yapılan her türlü itirazı umursamaz bir tavırla taşıma zararının var olmadığını, eczaneleri yangın yerine çeviren söz konusu zararın ‘fiktif zarar’ olduğunu söyleyerek eczacıların yaşadığı sorunu görmezden gelmek için yoğun çaba sarf ettiniz. Nihayet bugün kamu kurum ıskontosunu ihtiyarî olarak gösterip, ortadan kaldırma gayretkeşliğiyle eczacıları vatandaşla ve kamu ile karşı karşıya getirmeye uğraştığınız anlaşılmaktadır. Bütün bunlar yetmezmiş gibi, şimdi de, eczanelerdeki stok zararının telafisinin mevzuatta ifade edilmesine itiraz ederek, bu zararı karşılamama yolunu seçmeye çalışmaktasınız. Sizler ürettiğiniz ilacın herhangi bir ticari meta olmadığını, hastanın ilaca her an erişiminin insan hayatını korumak için çalışan ve sağlık ekibinin bir parçası olan eczacıların görevi olduğunu, bu nedenle eczanede ‘stok eritmek’ gibi bir olgunun olamayacağını hiçbir şekilde anlamadığınızı da bu açıklama ile ortaya koymuş bulunmaktasınız.” TEB’in açıklaması şöyle devam etti: “Son 7 yılda kamunun yapmış olduğu uygulamalara sessiz kalarak, % 59’a varan oranlarda kamu kurum ıskontolarını uygulayan sizler, stok zararlarının telafisi konusunda üzerinize düşen sorumluluğun gereklerini hiçbir zaman tam ve eksiksiz biçimde yerine getirmediğiniz gibi eczacının içinde bulunduğu zor durumdan istifade eden manevralarınızla asıl olarak kendinizi eczacının karşısında konumlandırdınız. TEB olarak söz konusu esef verici açıklamada bahsi geçen hususları derhal düzeltmediğiniz takdirde 24 bin eczanemizden gelen örgütlü gücümüzü kullanarak, SUT’a aykırı biçimde kamu kurum ıskontosu oranları uyguladığınız hiçbir ilacınızı eczacılarımızın alıp satmayacağını ve süreci halkımızla bütün açıklığıyla paylaşarak sadece eczacının değil halkın haklarının nasıl gasp edildiğini gözler önüne sereceğimizi ifade etmek isteriz.”

ECZACILARIN ISPE'DE YER ALMASINI BEKLİYORUZ

e-Posta Yazdır PDF

ISPE Sağlık Bilimleri Derneği, Türkiye’de ilaç ve eczacılık endüstrisinin sektörel eksiklerini desteklemek üzere yola çıkmış bir dernek. Derneğin yeni başkanı Prof. Dr. Ahmet Oğul Araman, eczacıların ilaç endüstrisi ile çok daha iç içe geçerek çalışması gerektiğini ve eczacıların ISPE’ye üye olmalarını beklediğini söyledi.

 

International Society for Pharmaceutical Engineering (ISPE) Uluslararası İlaç Mühendisleri Cemiyeti’nin merkezi Amerika’da 1980’lerden bu yana hizmet veriyor. Sivil toplum örgütü niteliğinde çalışan Cemiyet, Amerika’da FDA’nın çıkarttığı yasalarda etkin rol alıyor. Deneyimleri, mühendislik ve eczacılık becerileriyle kural koyucu olabilecek kadar da bilimsel. Türkiye’de de 2005 yılında ISPE’nin bir şubesi olarak ISPE Sağlık Bilimleri Derneği kuruldu. Dernek çok yeni bir yapılanmaya sahip ve tamamen üyelerinin katkıları ile faaliyetlerini sürdürüyor. ISPE Sağlık Bilimleri Derneği’nin ilk başkanı ve kurucusu Dr. Ünsal Hekiman’dan görevi devralan İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Oğul Araman ile derneğin faaliyetlerini ve hedeflerini konuştuk. 

ISPE’nin kuruluş sürecinden bahseder misiniz? 

Çok saygı duyduğum ve değer verdiğim mesleğe gönül veren Dr. Ünsal Hekiman, vaktini ve parasını buraya sevk etmiş bir gönül insanı. Dr. Hekiman, kendi ilaç kurumu Pharmavision Grubu’nun imkânlarını ISPE için kullanarak 2005 yılında derneği kurdu. ISPE olarak Amerika’da uluslar arası bazda en iyi şube ödülünü kazandık. Yine Ünsal Bey’in başkanlığında İstanbul Üniversitesi’nde bir talebe cemiyeti kurduk. O dönem talebe cemiyetiyle ilgili İrtibat Sekreteri bendim ve ABD’ye talebeleri götürerek hem onların bilgi ve becerilerini artırmak hem de çalışmalarını ilerletebilmeleri için yardımcı olduk. Selim Seyhan ve Dr. Ünsal Hekiman ile birlikte gerçekleştirdiğimiz bu çalışmalar başarıyı getirdi ve “En iyi talebe cemiyeti” ödülünü de aldık. Daha sonra birkaç sene “En iyi poster” ödülünü almak için çalıştık ancak henüz alamadık. Uluslar arası arenada bütün branşlarda ödül alarak başarılı olmayı hedefliyoruz. Üç dalda ödül veriliyor, ikisini kazandık şimdi sıra üçüncüde.

‘TÜRK FİRMASI GÖRMEK İSTERİZ’ 

Endüstri için bir ödül kategorisi var mı? 

Bir de endüstri olarak katılabileceğimiz çok daha farklı bir kategori var. “Facility of the year” yani “Yılın ilaç üretim ünitesi” ödülü veriliyor. Buna Türkiye’den bir defa Abdi İbrahim Ecz. Fatma Taman’ın çalıştığı dönemde başvuru yaptı ancak elemeyi geçemedi. Bunun dışında Türkiye’de faaliyet gösteren hiçbir firmanın niyeti olmadı. Bu konuda da ilaç şirketlerinin bir atılım yapmasını isteriz. Üst sıralarda sürekli İsviçre, Amerika ve Almanya’yı görmek yerine endüstrinin bu kadar geliştiği ve bu kadar yatırım yapan bir Türk firmasını görebilsek çok mutlu olacağız. Bunun Türkiye’nin tanıtımı açısından da çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ekonomik zorluklara rağmen Türkiye’den her sene ortalama 10 kişi Amerika’daki ISPE toplantısına katıldı. Bu toplantı yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı bir toplantı. 

ISPE Sağlık Bilimleri Derneği Amerika’da olduğu gibi ilaç ve eczacılık ile ilgili alınan kararlara etki edecek güce sahip olabilir mi? 

T.C. Sağlık Bakanlığı İlaç Eczacılık Genel Müdürlüğü (İEGM) hem genel müdür bazında hem de müdür yardımcıları bazında inanılmaz bir destek verdiler. Her ülkenin kendine ait iç dinamikleri vardır. Türkiye’nin dinamikleri ile ABD’nin dinamikleri aynı olmaz. Bakanlığın arzu etmesi durumunda tavsiye etme şansımız olabilir. Bakanlık buna uyup uymamakta özgürdür. Amerika’da biraz daha iç içe çalışabiliyorlar. ISPE’ye Bakanlığın sıcak bakışı var, ISPE sadece Bakanlık personeline bütün dokümanlarını açıyor. Bunun dışındakiler üye olmak ve aidat ödemek şartıyla bilgilere ulaşabilirken ISPE resmi bazda Türkiye’de böyle bir hizmet veriyor. Kurumların birbirlerini tanımaları zaman alır. Amerika’da da ISPE’nin 1980’de kurulur kurulmaz FDA’nın üzerinde bir etkisinin olduğu düşünülemez. Zamanla FDA bu kurumun çalışmalarını onaylamıştır. Türkiye’de de ne ben ne de dernekte görevli diğer arkadaşlarım para almadığımız gibi tam tersine buraya katkı sağlıyoruz. Buradan bir gelir sağlama amacı hiçbir şekilde bulunmamaktadır, ISPE gibi kurumlar tamamen devlete katkı sağlayacak kurumlardır. Sivil toplum örgütlerinin temel amacı destek olmaktır, gerektiği yerde yanlış gördüğünü söylemek ve bunu makul mantıklı çerçevelerde yapmaktır. 

GÖNÜLLÜLÜK?ESASINA GÖRE ÇALIŞIYORUZ

ISPE’nin gelir kaynağı nedir? 

ISPE kâr amacı gütmeyen bir organizasyon. Gönüllülük esasına göre çalışıyor. Yönetim Kurulumuzda Dr. Ünsal Hekiman’ın bayrağı bana devretmesiyle ilk akademisyen ben oldum. ISPE, endüstri ağırlıklı bir kuruluş, bütün yönetim kurulu üyelerimiz endüstrimizin çeşitli firmalarından temsilen katılıyorlar. Üyelerimiz arasında ulusal ve çok uluslu firmalardan temsilciler bulunuyor. AİFD, İEİS ve TİSD gibi farklı tarzdaki kurumları ISPE çatısı altında bir araya getirebilmemiz bizim bir üstünlüğümüzü gösteriyor. Bu da bize daha dinamik ve başarılı bir yapıyı sunuyor. Gelir sağladığımız bir konu da kongreler. Türkiye’de her yıl iki kere kongre düzenliyoruz. İlaç endüstrisine yönelik seminerlerimizde yurtdışından iki yabancı ve ülkemizden bir konuşmacı oluyor. Son toplantımız GMP ile alakalıydı ve iki yabancı misafirimizin yanında bir de Türkiye’den Bakanlık Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Sibel Gürer sunumu ile katılarak bizi onurlandırdı. Seminerlerimizi endüstrimize ücret karşılığında sunuyoruz. Oradan kalan paralar da bir dahaki toplantının başlangıcını ve ufak tefek giderleri karşılamamızı sağlıyor. Seminerler yine para kazanmak amaçlı değil, derneğin faaliyetlerine destek olmak amacıyla düzenleniyor. 

ISPE’nin projelerinden bahseder misiniz? 

 Dr. Ünsal Hekiman’ın başlattığı bir hayal vardı. Almanya’da PTA (Eczacılık Teknik Asistanı) denilen bir yapı var. Türkiye’de en büyük eksiklik herkesin “Uzman” olmasından kaynaklanır. Uzmana yardımcı olacak kişinin pozisyonu yoktur. Bu elemanı nereden temin edebileceğimizi de bilemeyiz. Ünsal Bey’in en büyük iyiliği ve hizmeti bu doğrultuda bize bir pencere açması oldu. ISPE’ye de bir başarı yakalama imkânı sundu. Kadırga Endüstri Meslek Lisesi’nde bir pilot çalışma başlatıldı. Bu pilot çalışma değerli okul müdürlerinin ve T.C. Milli Eğitim Bakanlığı ve İstanbul İl Müdürlüğü’nün desteğiyle yürütüldü. Sistemin içerisinde bir pilot laboratuvar yapıldı ve orada plasebo tipi her türlü ürünü üretebileceğiniz güzellikte bir laboratuvar yapıldı. Laboratuvar ISPE’nin bağışıdır ve 600-700 bin euroluk bir bağıştır. Bugün o laboratuar İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde talebelerimize sunamadığımız bir laboratuvar. Kadırga Meslek Lisesi’ndeki gençlerimiz şanslı. Bizim alt kadrolarımızı onlar teşkil edecekler. Onlar pratik yaparak ne kadar iyi ve donanımlı gelirlerse, ilaç sektörümüz de daha deneyimli insanlara daha çabuk ve daha ucuz ulaşabilecek imkânı bulacak. Dışarıdan alınan personele eğitim verilmesi gerekiyor, ancak bu gençler lisede eğitilerek gelecekleri için birçok aşamayı kolaylıkla atlamış olarak gelecekler. Türkiye’de ISPE’nin çok kısa zamanda, 10 yılı bile doldurmadan çok büyük işlere imza attığını söyleyebilirim. Kadırga Meslek Lisesi Projesi, ABD’de Türkiye Cumhuriyeti’ne ait bir lobi faaliyeti, üniversiteler arasında uluslar arası işbirliği çalışmalarının sağlanması, vb. Bakanlıkla şimdiye kadar eksikliğini çektiğimiz sıcak ve samimi bir iletişimin kurulması da ISPE’nin artılarından. 

İSTEYEN HERKES ÜYE OLABİLİYOR 

ISPE’ye kimler üye olabilir? 

Bireysel olarak ISPE’ye herkes üye olabilir. Eczacı, kimyager, mühendis… Kim istiyorsa üye olabilir. Üyelerimizin arasında Novartis’in, Santa Farma’nın başkanları bulunuyor. Abdi İbrahim ve Pfizer’den de üyelerimiz var. Bunları söylemekten gurur duyuyorum. ISPE olarak eczacılarımızın bu cemiyete katılmalarını istiyoruz. “Bir elin nesi var iki elin sesi var” bizim atasözümüzdür. Gerçekten de eğer bu cemiyetlere katılıp fikirlerini belli sevgi saygı çerçevesi içinde beyan etmek koşuluyla yer alırlarsa geleceğe doğru daha güzel adımlar atarız. Eczacılarımızın ve diğer mesleklerin üyesi dostlarımızın bu topluluğa katılmalarını istiyoruz. Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi olarak eczacıların ilaç endüstrisi ile çok daha iç içe geçerek çalışması gerektiğine inanıyorum. Görevde bulunduğum sürece bu doğrultuda çalışmalar yapmaya gayret edeceğim. Yurtdışındaki meslektaşlarımız ve öğrenciler bizden çok üstün değiller. Nasıl bir farkındalık yaratabiliriz? Eczaneyle yakalayamayacağımızı biliyoruz. İnovasyonu yakalayabileceğimiz yerin endüstri olduğu açık. Eczanede ve hastanede ancak sisteme bir “yenilik” getirebilirsiniz. Ancak inovasyon o değil. İnovasyon yeni bir oluşum “ortaya çıkartmaktır”. Eczacılarımızın endüstri düşüncesiyle bilimsel düşüncenin kesiştiği noktada daha verimli olacağına inandığım için onların bu yönde çalışmalarını arzu ediyorum. 

Şubeler birbirine destek oluyor

ISPE’nin Amerika, Avrupa, Asya ve Pasifik’te 39 ülkede şubeleri bulunuyor. Tüm şubeler birbirlerine destek de oluyorlar. Örneğin Japonya’daki büyük depremden sonra bütün Avrupa ve Amerika bölümleri Japonya’ya destek oldu. Japonya’daki ISPE’nin kalkınması ve toplantılarını gerçekleştirmesine yardımcı oldular. ISPE Türkiye de aynı felakette Japonya’daki şubeye destek yaptı.  

ECZACI DERGİSİ OCAK 2012

e-Posta Yazdır PDF

6          Geleceğin E Hali - Adile Özdağ

8          Stresle Yaşam - Duygu Bakın

10        Yeni Eczacı Yeni Eczane... - Vecihi Özerdemli

ECZACI DERGİSİ ARALIK 2011

e-Posta Yazdır PDF

 

-TEB seçimlerinin ardından... Adile Özdağ

-Göz sağlığı Duy­gu Ba­kın

-Geleceğin eczacılık sektörünü oluşturmak, daha ilerilere yol almak için… Metin Çıral

-Güncel

-Dünyadan

-EFA ile Omega-3 Haberleri

-Kapak

Eczacı arada sıkıştı kaldı       

-TEB Kongre

Erdoğan Çolak güven tazeledi

-Altın Havan

Altın Havan’lar ikinci kez sahiplerine verildi

-Konuk Toprak Sergen

Yıkıp yeniden yapmaktan başka çare yok

-Haber           

Sağlıkta yeni ufuklar ve trendler

Eczacılar Vakfı dergimizde

-Eczacı ne diyor?

-Sektörden

-Ekinaseya Ekrem Sezik

-Lokman Hekim’in izini sürmek  Mert San­dal­cı

 

-Kronik yorgunluğa Biocodex’ten çözüm Emi­ne Ak­gün

 

-Aktüel

ERDOĞAN ÇOLAK GÜVEN TAZELEDİ

e-Posta Yazdır PDF

TEB 38. Büyük Kongresi’ni 17-20 Kasım 2011 tarihleri arasında Ankara J.W. Marriott Otel’de düzenledi. İlk gün açış konuşmalarıyla başlayan kongre dördüncü gün yapılan seçimlerle sona erdi. Seçimler neticesinde geçen dönem Erdoğan Çolak başkanlığında görev yapan merkez heyetinin çoğu yeniden göreve getirildi. Ankara Eczacı Odası Başkanlığı’ndaki muhalefet listesi ise başarılı olamadı.

Türkiye’deki tüm eczacıların örgütlendiği 54 bölge odasında yapılan seçimlerle başlayan Türk Eczacıları Birliği (TEB) Büyük Kongre süreci tamamlandı. 2007 yılında dönemin TEB Merkez Heyeti Başkanı ve şimdiki AKP İstanbul Milletvekili Mehmet Domaç’ın istifasıyla göreve başlayan Erdoğan Çolak, bir kez daha ipi göğüsledi. TEB 38. Büyük Olağan Kongresi, 17 Kasım günü Anıtkabir ziyareti ile başladı. Ziyaretin ardından kongre Ankara J.W. Marriott Otel’de başladı. Kongreye, Türkiye’nin birçok ilinden gelen eczacıların yanı sıra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, AKP, CHP, BDP milletvekilleri de katıldı. Kongrenin açılış konuşmasını yapan Çolak, konuşmasında neoliberal bir sürece girildiğini ve kamusal sağlık hizmeti anlayışından vazgeçilmeye çalışıldığını ifade etti. Çolak Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın hastaları müşteriye dönüştürdüğüne vurgu yaptı. Çolak, yeşil kart uygulamasının kaldırılmasının ise artık sağlığın bütünüyle paralı hale gelmesi anlamına geldiğinin altını çizdi. Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK ile sağlık alanında planlanan dönüşümün tamamlanacağına dikkat çeken Çolak, kararname çıkartılırken sağlık meslek örgütlerinin görüşlerinin alınmamasının tam anlamıyla endişe verici olduğunu söyledi.
Türkiye İlaç ve Cihaz Kurumu’nun kurulması ile ilacın devletin yetki ve sorumluluğundan çıkarıldığını kaydeden Çolak, “Bu kurumsal yapı ile ilaç ve eczacılık arasındaki bağ koparılmaktadır” dedi. Çolak ayrıca ilacın bir piyasa metası haline getirilmek istendiğine dikkat çekti. 633 sayılı KHK ile Sağlık Serbest Bölgeleri’nin oluşturulmasının öngörüldüğüne dikkat çeken Çolak, bu serbest bölgelerin kurulmasının Türkiye’nin bir laboratuvar haline gelmesi anlamına geldiğinin altını çizdi. Çolak ayrıca bu şekilde yakın bir dönemde hastaneler karşısında eczanelerin de kapanma tehlikesi ile karşı karşıya kalacağı uyarısı yaptı.

TİCARİ ISKONTOLAR

Çolak ticari ıskontolar konusuna da değinerek,  “Bu uygulamayı hayata geçirmeye çalışanlar sonuçlarını da göze alıyorlardır” dedi. Çolak, eczacının emeğinin hakkını, alın terini sanayiye vermeyeceğine dikkat çekti. Çolak, SGK ile TEB arasında yenilenecek protokolün de eczacıların haklarının korunduğu bir protokol olması taleplerini dile getirdi. Türkiye’de eczane dağılımı açısından asimetrik bir denge olduğunu belirten Çolak, “Bu soruna çözüm olabilecek tek yol, yardımcı eczane istihdamını da içerecek bir biçimde eczane açımının belirli ilkelere göre sınırlandırılmasıdır” dedi. Çolak, yeni anayasa tartışmalarının sürdüğü şu günlerde eczacıların sorunlarına çözüm yollarını bazı başlıklar altında değerlendirdi. Çolak, eczane açılmasında nüfus ve coğrafi dağılımı göz önünde bulunduran, eczacılar için istihdam kapasitesini artıran, zirai ürünlerin eczaneler dışında satışını yasaklayan, eczacılara reçete ve kuru başına hizmet bedeli tanıyan bir kanunun zaman kaybetmeden hayata geçirilmesini istedi. Çolak, şunları söyledi: “Sağlık hizmeti sunucuları olan eczacıların talepleri salt mesleki faydayı artıran talepler olmaktan öte tüm toplumu ilgilendiren olarak görülmeli ve gündeme getirilen sorunların çözümünün kamu yararı ve halk sağlığı üzerinde olumlu bir etki yaratıp yaratmadığı, yani bir bütün olarak toplumsal faydayı artırıp artırmadığı üzerinden değerlendirilmeli”.

‘BERABER YÜRÜYELİM’

Türk Tabipleri Birliği, (TTB) Merkez Konsey Başkanı Eriş Bilaloğlu’nun Sağlıkta Dönüşüm Programı ve KHK’lara karşı mücadele çağrısı yaptığı konuşması salondan yoğun alkış aldı. KHK’nın hiçbir sağlık meslek örgütü ve Meclis’e de danışılmadan çıkarıldığını kaydeden Bilaloğlu, genel kurulda seçimlerin yapılacağına dikkat çekerek, “Tabipliğin kamu yararına geliştirilmesi maddesi yoksa bu genel kurul ne işe yarayacak” diye konuştu. Geçtiğimiz hafta toplanan Türkiye Hekimler Meclisi’ne vurgu yapan Bilaloğlu, TBMM’de oylanmayan kararnameyi bu Meclis’te oyladıklarını ve kabul edilmediğini hatırlattı. Bir iktidarın görüş alması gerektiğini ama yapmak zorunda da olmadığını belirten Bilaloğlu, bu iktidarın görüş bile almadığının altını çizerek, “görüş aldık” sözlerinin açık bir yalan olduğunu söyledi. Bilaloğlu’nun, “Mücadele etmeye gerek var. Biz beraber yürüyeceğimiz mücadele arkadaşları arıyoruz” sözleri de salondan büyük alkış aldı.

TEB’E YETKİ

Kongreye katılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, AKP’nin sağlık alanında gerçekleştirdiği dönüşümle ilgili pembe bir tablo çizerek eleştirileri anlayamadığını söyledi. Özellikle Yeşil Kartlı vatandaşların bundan sonra Genel Sağlık Sigortası kapsamına alınarak geliri asgari ücretin üçte-birinden az olanların primini devletin ödemesinin “neresinde sorun olduğunu anlayamadığını” söylemesi dikkat çekti. Bundan önceki İlaç Alım Protokolü’nde eczacı indirim oranlarını düşürdüklerini söyleyen Çelik, 2007-2009 döneminde eczacılara 1,3 milyar TL kaynak aktarıldığını ileri sürdü. TEB ile SGK arasında imzalanacak yeni protokolle ilgili de konuşan Çelik, protokoldeki cezai şartların hafifletileceğini, dağıtımlı reçetelerde mahkeme kararlarına aykırı olmaması koşuluyla TEB’e düzenleme yapma yetkisi verileceğini söyledi. MEDULA sistemindeki kesintileri önlemek için çalıştıklarını ifade eden Çelik, Telekom’la yeni bir hat üzerinden hizmet vermek için çalışma başlattıklarını ve Batıkent’te bir bilgi-işlem üssü kurduklarını belirtti. AKP İstanbul milletvekili ve eski TEB Başkanı Mehmet Domaç, geçen kongrede yuhalandığını ancak kürsüyü terk etmediğini hatırlattığı konuşmasında “Çünkü bu kürsü eczacıların kürsüsüdür. Eczacının sorunları tartışılarak, görüşülerek çözülebilecek sorunlardır” dedi. Domaç, yeni KHK, İFK ve SUT’un eczacılar için sorunlar taşıdığını ancak bu sorunların tartışılarak çözülebileceğini ifade etti. Domaç,  “Ama hep benim dediğim olsun anlayışıyla olmaz” diye konuştu. Bakan Çelik’i kast eden Domaç,  “Sayın Bakanımız sorun çözme konusunda mahirdir” dedi. İlaç fiyatlarının düşmesiyle eczacının kan kaybettiğini, bunu önlemek için ise önerilerinin olduğunu dile getiren Domaç’ın önerileri şu şekilde: 6197 sayılı yasa değiştirilerek “esnek eczane sınırlaması”nın getirilmesi. Kutu başına sabit ücret. Sağlık Bakanlığı’nın eczacı istihdam etmesi.”
Geçen dönem TEB Genel Sekreteri görevini yürütün CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, AKP Malatya Milletvekili Öznur Çalık, BDP Muş milletvekili Demir Çelik de birer konuşma yaptı.

Kongrenin açılışından sonra tasnif kurulu belirlendi ve gizli oy açık sayımla Başkanlık Divanı için başkan, ikinci başkan ve üç yazman seçildi. Divan seçiminden sonra kongre gündemi oylamaya sunulup kabul edildi. Bütçe ve Hesap Komisyonu, Mevzuat Komisyonu ile Dilek ve Öneriler Komisyonu için 5’er üye seçiminden sonra Merkez Heyeti çalışma raporu ve bilonçosu, Denetleme Kurulu Çalışma Raporu okunup üzerlerine görüşmeler gerçekleştirildi. Bütçe ve Hesap Komisyonu Raporu’nun sunulmasıyla Merkez Heyeti ve Denetleme Kurulu açık oylama ile aklandı ve ardından Merkez Heyeti tahmini bütçesi görüşülüp onaylandı. Türk Eczacıları Birliği Yardımlaşma Sandığı ve Türk Eczacıları Vakfı’nın çalışma raporları bilançoları ve tahmini bütçeleri okunup onaylandı.  Tüm gündem maddeleri üzerine delegelerin söz almasından sonra adaylar konuşma yaptı. Demokrat Eczacılar Platformu adayı ve Ankara Eczacı Odası Başkanı Oğuz Ekincioğlu, yaptığı konuşmada önce kendisi ve yaptığı çalışmalara dair bilgi verdi. Neden aday olduğunu ayrıntılı bir şekilde anlatan ve delegelerden destek isteyen Ekincioğlu, ekip olarak TEB’i yönetmeye aday olduklarını söyledi. Kongrenin en son konuşmasını yapan TEB Merkez Heyeti Başkanı Erdoğan Çolak, emekliliğini isteyen TEB Merkez Heyeti eski üyesi Şerif Boyacı’dan yararlanmaya devam edeceklerini söyledi. Çolak, muhalefetin bütün çalışmalarına muhalefet yaptığını söyleyerek, “Ben de bu muhalefetin muhalefet tarzına muhalifim. Çünkü hangi kararı alırsak alalım karşı bir kararla karşımıza çıkıyorlar. Böyle bir muhalefet tarzı olabilir mi?” dedi. Muhalefete yönelik eleştirileriyle birlikte yaptıkları çalışmaları ve gelecek döneme dair hedeflerini de anlatan Çolak, “Bizim bölünmeye değil birliğe ihtiyacımız var” dedi. Mevlana’nın “Yüzde ısrar etme, doksan da olur. İnsan dediğinde, noksan da olur. Sakın büyüklenme, elde neler var. Bir ben varım deme, yoksan da olur” sözlerini okuyan Çolak, şöyle devam etti: “Burada Merkez Heyetinde ben de dahil hiçbir arkadaşımız olmasa da bu boşluk doldurulur. Bu yapı her şekilde doldurulur ama önemli olan şu: Uyumlu ve odalarla eşit mesafede bir merkez heyetinin yaratacağı boşluk bizler tarafından değil başkaları tarafından doldurulur.”

Kongrenin son gününde yapılan seçimler neticesinde Erdoğan Çolak, başkanlığındaki liste seçimlerden başarıyla çıktı. Merkez Heyeti, Denetleme Kurulu ve Yüksek Haysiyet Divanı asil ve yedek tüm üyelikleri kazanan listede en yüksek oyu Çolak aldı. Muhalefet listesinde ise en yüksek oyu Sabih Tekin Çağlar’ın alması dikkat çekti.


İŞTE YENİ TEB YÖNETİMİ

MERKEZ HEYETİ
ASİL
Erdoğan Çolak (ADANA) Başkan
Arman Üney (SAMSUN) II. Başkan
Harun Kızılay (KONYA) G.Sekreter
İsmail Başdil (DENİZLİ) Sayman
Ahmet Özçavuşoğlu (KAYSERİ)
Sertaç Özmen (BALIKESİR)
R.Ziya Örmeci (ISPARTA)
Yavuz Tatar (ELAZIĞ)
Bülent Varel (EDİRNE)
Murat Levent Koçak (ANTALYA)
Mukaddes Harmancı (ESKİŞEHİR)

YEDEK
Meliha Nalan Can (MANİSA)
M.Ali Çakır (YOZGAT)
Mehmet Fitki (ŞANLIURFA)
Ö.Faruk Kıymet (KONYA)
İ.İlker Kuran (KÜTAHYA)
Tolga Terzi (SİVAS)
Erhan Yılmaz (ÇANAKKALE)
Şükrü Şener (BURDUR)
Kenan ILGAZ (SAKARYA)
Uğur Arısoy (NİĞDE)
Mehmet Aktürk (NEVŞEHİR)

DENETLEME KURULU
ASİL
Murat Yürür (ORDU)
M.Faruk Ekmen (BATMAN)
Nevin Taşlıçay (ANKARA)

YEDEK
Süleyman Koca (ÇORUM)
Yusuf Nebi Dolaş (ADIYAMAN)
H.Koray Karamanlı (ORDU)

YÜKSEK HAYSİYET DİVANI
ASİL
Muhammet Çorbacıoğlu (SAKARYA)
Meyse Kademoğlu (GİRESUN)
Yahya Çomak (DİYARBAKIR)
F. Bahar Özemre Derinsu (MANİSA)
Sabri Özteke (AFYON)
Naim Perek (AKSARAY)
M.Ali Durmaz (TOKAT)
A.Taner Özbodur (UŞAK)
Adnan Rifat Kurun (SAMSUN)


YEDEK
Nermin Aydın (ANTALYA)
M.Hakan Akcan (KÜTAHYA)
Müzeyyen Yılmaz (OSMANİYE)
Ali Çankır (AYDIN)
Cengiz Ericekli (KASTAMONU)
Neriman Doğançalı (ÇANAKKALE)
Aşır ŞİMŞEK (KONYA)
Burhan GEZEN (BATMAN)
Fatma KINAYTÜRK (ISPARTA)
 

ECZACCI DERGİSİ KASIM 2011

e-Posta Yazdır PDF
(1 oy, ortalama 5.00 de 5)

ECZACI DERGİSİ KASIM 2011 KONU BAŞLIKLARI

10 Geleceğin E hali - Adile Özdağ

12 Kalbinize Omega-3 desteği - Duygu Bakın

14 Geleceğin eczanesi - Kamil Gürorman

ECZACI DERGİSİ EKİM 2011

e-Posta Yazdır PDF

ECZACI DERGİSİ EKİM 2011 KONU BAŞLIKLARI

8          Eczacı çıkış arıyor Zeliha Yılmaz

10       Sektörün yeni oyuncusu Adile Özdağ

12       Whey protein ve sağlığımız Duygu Bakın

14       Dijital dünya... Kamil Gürorman

16       Eczacılık sektörünü daha ilerilere taşımak için  hepimize büyük görevler düşüyor Ebubekir Beyri

18       Kapak

            18       Bölgeler İstikrar dedi. Gözler Büyük Kongreye çevrildi.           

22       Güncel

24       Konuk Orhan Alkaya

            24       Hayatı fark etmiş biri için tek bir hayat çok kısa

26       Dünyadan

28       Haber

            28       Omega-3 kalp krizi riskini azaltıyor!

            30       Altın Havan sonuçları ekimde açıklanıyor

            31       ‘Kendini Koru Hastanı Koru’ kampanyası başlatıldı

32       Röportaj       

            32       Serum pazarının lideri Polifarma’nın hedefleri büyük

36        Hasta odaklı eczacılık ve farmasötik bakımın tek adresi: ECZATAKİP

40       Şirketlerden Haberler

56       Eczacılık Vecihi Özerdemli

58       Papatya deyip geçmeyin! Ekrem Sezik

60       Çalışma masamda ne olsun… Mert Sandalcı

62       Dermotek’ten saç festivali   Emine Akgün

64       Aktüel

25 Eylül Dünya Eczacılık Günü kutlu olsun

e-Posta Yazdır PDF

Tüm eczacılarımızın 25 Eylül Dünya Eczacılık Günü’nü kutlarız.

Eczacı Dergisi

MEDYADA YERİNİZİ AYIRTIN

e-Posta Yazdır PDF

MEDYADA YERİNİZİ AYIRTIN

Sektörün medyadaki tek temsilcisi Eczacı Dergisi, ilaç ve eczacılık sektöründe hizmet veren tüm firmalara yeni bir anlayışla basın danışmanlığı hizmeti vererek halka ulusal medya üzerinden ulaşma imkanı tanıyor. Bu hizmeti alan firmaların haberleri Posta, Vatan, Yeni Şafak, Akşam ve Radikal gazetelerinde yayınlanıyor.

Eczacı Dergisi,basın danışmanlığı hizmeti vermeye başladığı ilaç ve eczacılık sektörü firmalarına yeni fırsatlar sunuyor.Klasik basın danışmanlığını aşan bu hizmeti alan firmalar ayda enaz 1.000.000 kişiye uluşabiliyor.
Dergimizin konusunda uzman olan ekibi tarafınca yürütülen bu hizmetler sektörde haber yayınlama garantili verilen tek hizmet. Dergimizin patronajında Türkiye’nin en yüksek ikinci tirajlı gazetesi Posta, Akşam, Vatan, YeniŞafak ve Radikal gazetelerinde yayınlanan sektör sayfalarında firmalar diledikleri şekilde yer alabiliyor. Bu hizmeti alan her firma bir gazetede sayfa manşetinde haberini yayınlatabiliyor. Diğer dört gazetede ise uygun şekilde haberler yer alıyor.
Örneğin bir firmanın haberi Posta’da manşet olurken, Vatan’da manşet altında ve diğer gazetelerde daha altlarda yer alabiliyor.
Şu ana kadar bu hizmeti alan firmaların arasında MSD, GSK, MFM Cosmeceutical,  Cosmed , Sifar İlaçları, Merkez İlaç, MT Sağlık, Farmafactor ,Abdi İbrahim bulunuyor.

Basın danışmanlığı hizmetiyle ilgili
0212 256 67 67 numaralı telefondan
ve Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir mail
adresinden bilgi alınabilir.

ECZACI DERGİSİ EYLÜL 2011

e-Posta Yazdır PDF

6          Güncel           

8          Yine seçim zamanı - Zeliha Yılmaz

10       Yeni bir döneme başlarken -  Adile Özdağ

Sayfa 1 / 2

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »

ECZACI DERGİSİ

BİZİM ECZACI

Assistline

Fashion

ECZACI GEÇEN SAYI

BİZİM ECZACI GEÇEN SAYI